Yer
Erzurum
Eserlerde “Erzurum”
Dört yaşlarındaydım ve Kur’an dersi almak için Erzurumlu Ali Akkuş Hocaefendi’ye teslim edilmiştim. Meğer bu zat Kesikbacaklı Hocaefendi’den talim, tecvid, kıraat dersi almış ve Hocaefendi’ye evlat gibi hizmet edermiş. Hatta evlattan öte diyelim çünkü Hocaefendi’yi bir yerden bir yere götürme işi hocam Ali Akkuş’a aitti. Şimdi “Ne olmuş ki evlattan öte diyorsun?” diye düşünebilirsiniz. Bilmeyenler için söyleyeyim.
Fatih Hatıratı ↗
Yine anlaşılması için söyleyeyim, bizim Karadeniz’de bazı hocaların şivesi okumalarına yansır, “Allahüeçkber” yahut “Velazzallin” gibi telaffuzlar çıkardı. Erzurumluysa, Bayburtluysa “Cim” harfleri “Z” ile “C” arası gibi çıkar, tuhaf bir ses işitilebilir. Bu örnekleri tahfif için söylemiyorum. Hakikaten insanın alıştığı şivenin dışında Kur’an tilavetini bambaşka okumasının güçlüğünü anlatmak için söylüyorum.
Fatih Hatıratı ↗
Bazı insanlar, akşam vakti geldiğinde ana haber bültenlerini seyrederler. Birazdan seyredeceği dizi film ve eğlence programının vicdan azabını hafifletmektir aslında derdi. Haber seyrederken kendisini önemli hisseder. Dünyada neler olmuş? Sanki aldığı haberle dünyaya farklı bir hizmet sunar! Onu öğrenir, bunu öğrenir. Ana Haber de zaten bir tek onun ailesinden haber vermez. “Erzurum’da da soğuk vardı; vatandaşların ayağı kaydı. Tekirdağ’da yoğun kar, davarları zor durumda bıraktı.
Beyaz Mercan Siyah İnci ↗
Ve kendine mahsus üslubu… Harf telaffuzunda bir yanlışlık yapılsa Erzurum lehçesine uygun şekilde ikaz ederdi. Yok, olmadı, tam doğrusu söyleyeyim söverdi. En meşhur tabiri “Dıha…” Artık ne demekse! Şu yaşıma kadar kimseye sormadım. Çünkü bu tabirin ne manaya geldiğini öğrendiğimde çok üzülecekmişim gibi bir his var içimde.
Fatih Hatıratı ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…