Mehmed Fatih Çıtlak

Kavram

Hizmet

12 eserde · 719 geçiş 1.099 sohbet ânı
Bu kavramı arşivde ara
Kitaplardan

Eserlerde “Hizmet”

İhsan Efendi oğlum! Fakîr burada hizmet edenler kınanır, bu dünya kurulalı beri bilemediğimiz hikmete mebnî bir durumdur dedim amma hizmet de hizmet olacak. Hizmet ediyorum davâsıyla ilimden, zikirden, ferâsetten yoksun, bid’at i’tikad yani sapık düşüncelerle meşgul adamların yaptığı işlere hizmet denilmez. Hizmetin tasdiki şerîat çerçevesindedir. Tarîkat zâten şerîatın içerisindeki çerçevedir.

Kırk Mektup

İşin açıkçası bu ikinci tabakanın işi pek kolay değildi. Çünkü bu hanımların da bir ailesi var. Ya evli yani kocası var yahut bir evin kızı, aileye ve topluma karşı üzerinde mesuliyet var. Her iki durumda da bir yandan hizmet ederken diğer yandan bunları da idare etmek mecburiyetinde. Çok renkli sahneler yaşanırdı. Mesela bir hocahanıma hizmete giden hanımın kocası, mıcır çıkartıyor. Fatih’te hanımlar arasında bunlar konuşulurdu.

Fatih Hatıratı

Kişi hizmet edebilmek için vird ve zikre muhtaçtır. Çünkü ibâdet, zikir ve mücâhede dervişin azığı gibidir. Azık olmadan yola çıkılmayacağı gibi ibâdât ü tâât olmadan hizmette muvaffak olmak mümkün değildir. Zikir; derviş için nefes almak gibidir. Allah(cc) muhâfaza, kişi tââtsiz ve ibâdetsiz hizmet etse belki insanlar ondan istifâde eder fakat kendisi mânen iflasın eşiğine kadar bile gelebilir. Cenâb-ı Hakk’a boyun eğecek ve itâat edeceksin ki, kulların hizmetini dimdik ayakta kalarak görebilesin.

Kırk Mektup

Bu esmâ dervişte müsemmâ hâline gelir ise kişinin yaptığı hizmetler halkın nazarında o kişinin yaptığı hizmet gibi görünmemeye başlar ve ondan hizmet talep edildiğinde herhangi bir minnet duymaksızın talepte bulunulur. Eğer sâlikin hizmetleri bu şekilde netice vermiyorsa, niyetinde ve itikadında düzeltilmesi gereken şeyler olduğundan husûsî dikkat ile muhasebe-i nefis yapılmalıdır.

Kırk Mektup

Gönenli Mehmed Efendi Hazretleri, 20. yüzyıl Türkiye’sine mânevî mührünü ve Kur’ân-ı Kerîm nişanını koymuş bir insandır. Nur ile zulmeti, sevgi ve muhabbetle kindarlığı ve dinsizliği, ilim ile cehaleti, hayır hasenât ve cömertlikle neredeyse küfür olabilecek fakirlik ve muhtaçlığı, çalışkanlık ve hizmetle tembelliği, velâyet ve dirâyetle imansızlık ve küfrü bertaraf etmiş; hayatıyla bunu daima göstermiş bir Allah velîsidir.

Nur Kandili

Kalp ile nazarın buluşarak, ruhtan ruha akış ve kuvvet olma hâline “himmet” denir. Himmetin ilk tezâhürü; hizmet ve firâsettir. Yani bu nazara ve sohbete mazhar olanlarda hemen Allah(cc) yoluna hizmet aşkı düşüverir. Hizmet için ehil ve bilgi sahibi olmak icap ettiğinden, bu bilince vesile olan kalp nurûnun gözde yansımasının adıdır firâset. Ümmet-i Muhammed’e(sas) ancak firâsetli mü’minler hakiki hizmetleri gerçekleştirebilirler.

Huzur Defteri 2

Ve burada “Bendem kemer -Kemer bağladım.” sözü geçiyor. Eskiden tasavvuf ekollerinin lokalleri mahiyetinde olan dergâhlarda hizmet dervişleri vardı. Bir dervişin hizmette olup olmadığı beline bağladığı özel kemer ile belli olurdu. Hattâ Mevlevî dergâhlarında Matbâh-ı Şerîfte (mutfak ki o mutfakta adam pişirilir), sâdece hizmete soyunanlar, çile sırasında bellerine bağladıkları kemere bir de maşa takarlardı. O maşa o dervişin hizmet dervişi olduğunun işâreti idi.

18 Beyit Dinle

Celâl Hocaefendi, kerimesi Hümeyra Anne’yi tıbbiyede okutmuştur. Hümeyra Annemiz Tıp Fakültesi’ni birincilikle ikmal etmiştir. Bir gün Fahreddîn Efendi Hazretleri’ne gelerek Hümeyra Anne’yi, Suudi Arabistan’dan doktor olarak istediklerini söyler. Efendi Hazretleri ise; “Buna hiç rızâm yoktur; bu fukara millet, başkasına hizmet etsin diye bu kızı okutmadı. Gitsin fakat orada kalmasın. Gelsin hizmetine burada devam etsin.” buyurmuştur.

Huzur Defteri 1
Bağlam

İlgili kavramlar

Eserler

Geçtiği kitaplar

Menü