Kavram
Mürîd
Eserlerde “Mürîd”
Kişi ilk önce dervişliğe özenir, muhabbet eder ve derviş olmanın ne kadar büyük hâl olduğunu kendince tasavvur eder. Kişi derviş olmadan önce bu hâle özenir ve “Ah bir intisâb etsem!” der. Ham ervâh intisâb etse derviş olduğu zannıyla, “Yâ hû o kadar da zor değilmiş.” diyerek hevesini tatmin eder. Amma kâmil fıtratta olan ve intisâbın özünden feyz alan derviş, sülûka dâhil olduğu vakit mahcubiyeti artar, heves ettiği dervişliğin kendi bildiğinden de büyük bir makam olduğunu fark eder.
Kırk Mektup ↗
Dervişlerin az veya çok rüya görmeleriyle yoldan feyiz almaları her zaman doğru orantılı değildir. Bazı derviş çok feyizlidir, senede üç rüya görür; bazı derviş hamdır, feyiz almaz, söz dinlemez, heva hevesine tâbi olur, bir haftada elli rüya görebilir. Bu durum tamamen kişilerin hususiyetiyle, yol ve mürşidlerinin o kişilerle irtibatıyla alâkalıdır ve herkese göre değişkenlik gösterebilir. Lâkin makbul olan odur ki ikisi dengeli bir biçimde gitsin. İstisnalar kaideyi bozmaz.
Rüya Risalesi ↗
Halvetî yolunun İbrâhimiyye kolu olarak bilinen meşrebin müessisidir bu zât. Yüzlerce hatta binlerce müridi varmış. Müridânının çokluğundan dolayı ve aynı zamanda kendisine bahşedilen mânevî işâretle bu zât dervişleri arasına birçok halife ve vazifeli tâyin etmiştir.
Huzur Defteri 2 ↗
İhsan Efendi oğlum! Derviş yürüyüşüyle, oturuşuyla, kalkışıyla, kendine mahsus edâ üzeredir. Fakîr size bunu şöyle tarif edebilirim. Dervişi gören herhangi bir kişi onun oturuş kalkışından, hâl ve tavırlarından bir mânâya gönül verdiğini ve üzerinde mânânın mutasarrıf olduğunu, hülâsa, dervişin sâhibinin olduğunu fark eder. Sâhipli insanla sâhipsiz insan arasındaki fark; hareket ve sekenâttan kendisini belli eder.
Kırk Mektup ↗
Âile içindeki husûsî muhabbet gayrıya açılmadığı gibi dervişlikteki mânevî irtibat da böyledir. Dervişler başka dervişlerin bir hâl alışverişi olduğunu bilirler. Ama özelini bilemezler, bilmemelidirler. Dervişin dervişe karşı böyle sırlı olması gerektiğini düşünürsek, bu meşrepten anlamayanlara mahrem hâllerin açılması nasıl bir câhilliktir sen düşün.
Kırk Mektup ↗
Velhâsıl seyyah derviş oradan ayrılmış, hemen nehir kenarındaki bu zâhid dervişe durumu gammazlamış. Derviş başlamış ağlamaya. Dakikalarca hüngür hüngür ağlayarak gözyaşı döküyormuş. Seyyah derviş “Ne ağlıyorsun be kardeşim! Sana böyle nasihatta bulunan adamın kâşânelerini gördüm, kendisi güzel libaslar içinde, hanların hamamların sahibi, tutmuş sana kanaat dersi veriyor.” deyince bir anda o halim selim derviş seyyahın yakasından tutarak onu adamakıllı bir silkelemiş ve şöyle demiş:
Huzur Defteri 2 ↗
Ancak Şeyh Efendi dediğinden hiç vazgeçmiyor, üstüne üstlük dervişe “Sen bir de utanmadan bana itiraz edip kafa mı tutuyorsun edepsiz herif?” deyince derviş “Efendim doğru söylüyorum, bu da mı suç?” diyerek işi iyice iddiaya götürmüş. Bunun üzerine Şeyh Efendi dervişinin elinden yoğurt kabını almış, aman demeye fırsat vermeden dervişin başına geçirmiş.
Huzur Defteri 2 ↗
"Şehzâdebaşı Câmii'nde imam vekili olarak vazife gördüğüm sıralarda, kahvehaneye çıkmaz, câmi-i şerîfin karşısında saatçi dükkânı olan Derviş Ahmed Efendi’ye ara sıra uğrar, onunla sohbet ederdim. Bir gün sohbetimiz münazaraya, münazara münakaşaya dönüştü. Fena halde hiddetlendim, ayağa kalkarak Derviş Ahmed Efendi’ye “Sen de mülhidsin, senin şeyhin de mülhid!" diyerek o hiddetle kapıyı vurarak dükkânı terk ettim. Câmi-i şerîfteki odama geldim, kütüphaneden bir kitap çektim;
Rüya Risalesi ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…