Kavram
Himmet
Eserlerde “Himmet”
Alelâde adamlardan fevkalâde himmet beklenmez. Fevkalâde himmet gören adam da bu işi alelâde kabul etmez, etmemelidir. Himmeti olmadığı hâlde yüksek perdeden atıp tutanlara sahtekâr denir. Himmet görmediği hâlde iddiada bulunanlar da aynı cümledendir. Himmet ve inâyete mazhar olan kişinin bunu inkâr etmesine de nankörlük denir.
Huzur Defteri 2 ↗
Mü’minin mü’mine himmeti de işte böyledir. Mânen ne kazanıyorsa o kişinin himmeti de o sahayla ilgili ve yakınlığın derecesini gösteren bir kokuyla himmetin şeklinin de habercisi oluvermiştir. Himmet kokusundan belli olur. Her zâtın da mânevî sahasına göre yahut her mü’minin kendi kalıbına, istidadına göre bir başka kişiye himmeti olabilir.
Huzur Defteri 2 ↗
Haller makama yükselmeye vesile olacak şekilde zuhur eder. Bu duruma himmet denir. Makamına uygun hareket etmeye de hizmet denir. Hizmet, salih amel manasına geldiği gibi, himmetle çıkartıldığın makama şükretmek, hakkını vermeye çalışmaktır. Makam ve hal, hizmet ve himmet; hepsi niyet ve maksutla şekillenir. Niyet iradeyi gerektirir, fakat niyet nefis kaynaklı olur ise delalete, ta en başından niyet ruh ve kalp kaynaklı olursa nimete eriştirir.
Beyaz Mercan Siyah İnci ↗
Ortaya çıkma, tezâhür etme şekline göre mucize ile kerâmetin hiçbir farkı yoktur. Aradaki farkı nübüvvet ve velâyet makamı belirler. Yani fevkalbeşer bu hâdiseler peygamberde zuhur ederse mucize, evliyâda zuhur ederse kerâmet adını alır, o kadar. Bir de bu peygamber ve velilere yakin olup, ayrıca Allah Teâlâ’nın Rahman ve Rahîm oluşundan nasiptâr olan, kulluk derecesi bakımından bu yüksek makamlarda bulunmasa bile Allah’ın(cc) inâyetiyle fevkalâde güzel hâllere, duâların kabulüne, bilinmeyenin bildirmesine mazhar o…
Huzur Defteri 2 ↗
Hak Teâlâ hizmetini, aşkını, himmetini, muhabbetini ziyâde eylesin. Cenâb-ı Hakk seni erenlerin hizmetine, sâlihlerin devletine, nebîlerin sırrına, velîlerin yollarına ve onların himmetlerine naîl eylesin. Büyüklerin muhabbet nazarlarından düşmeyesin. Cenâb-ı Hakk’ın inâyetiyle sırât-ı müstakîmden ayağın kaymasın. Her ne türlü güzel amel eyledi isen Hakk’ın lûtfu olduğunu hep idrâk eyleyesin. Sana ettiğim duâlar sâdık velîlerin eylediği niyâzlara ilhâk edilerek kabul olunsun.
Kırk Mektup ↗
Bu hâtırâtın satır aralarına dikkat ederseniz işin içinde başka iş olduğunu fark edebilirsiniz. Evet Celâl Hoca Efendi rüya ilmine meraklı olması hasebiyle Fahreddîn Efendi Hazretleri’ne rüyaları getirir, tabîrlerini öğrenip muhataplarına nakledermiş. Fakat tasavvuf terbiyesinde, mürîd mürşid ilişkisinde bu işin perde arkası diyebileceğimiz manevî boyutu ve himmet faslı vardır. Şöyle ki;
Rüya Risalesi ↗
Herhangi bir fiilde, kasıtla Resûlullah Efendimiz’e(sas) muhâlefet eden kişi, uçsa ne olur su üzerinde yürüse ne olur! Şeyh babalar, bu yolun büyükleri ihsân ve ikrâm sâhibidirler. Nefsi için tarîkate girip seyr u sülûka dâhil olana (mektubun yukarısında bahsedilen ham ervâh gibi kimseler) kerâmet yâhut tâc u hırka, ne istiyorsa verirler. “Maksûdum Allah(cc) matlûbum da rızâ-ı ilâhîsidir.” diyenlere bu yolun çeşme-i feyzinden kana kana içmek nasip olur. Kurbiyyet ve cemâlullaha vuslat nasib-i müyesser olur.
Kırk Mektup ↗
-Allahu Teala hazretlerinin seni “sebepler” içinde ikame etmesiyle beraber; senin”tecridi”murad etmen gizli bir şehvettendir.Allahu Teala hazretlerinin seni tecrid içinde ikame etmesiyle beraber senin sebepleri murad yüce himmetten düşmektir. (2. Hikmet)
Beyaz Mercan Siyah İnci ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…