Mehmed Fatih Çıtlak

Tarîkat

Nakşibendîlik

9 eserde · 48 geçiş 10 sohbet ânı
Bu kavramı arşivde ara
Kitaplardan

Eserlerde “Nakşibendîlik”

Nakşî hazretleri de yolun bidâyetindeymiş gibi “Nakşî-i âşık sana” diyerek “Nakkâşı sensin, sen bunu yazdırdın, kendi nefsinde, kendi ruhunda bulduğu kadarıyla sana iştiyâkı var ama sen ona yakınlık haberini vermezsen, sen ona yolları açmazsan Nakşî neylesin? O hâlde benim kendimde bulduğum aşkı değil, senin kendi zâtına yakışan aşkın haberini bana ver!” buyurduktan sonra niyâz ediyor:

Huzur Defteri 2

Büyük Nakşibendî şeyhi ve hatta pîr-i sânîsi Ahmed Ziyâeddîn Gümüşhanevî, Câmiu’lMütûn isimli eserinde elfâz-ı küfür bahsinde şu mealde bir söz söyler: “Kalbine imân muhabbeti ve zevki yerleştirilmiş olan bir mü’mine, imânından dolayı tahkir etmek kastıyla cahil demek küfürdür.”

Huzur Defteri 1

Gönenli Mehmed Efendi “Elimden gelse dağlara taşlara okuttururdum.” buyururdu. Nakşibendî büyükleri, bu salâvat-ı şerîfenin sırrı hakkında açıklamada bulunurken sadece “Allah rızası için” okunmasını tavsiye ederler. Lâkin her türlü hacet için de dua mahiyetinde okunduğu ve tesiri görüldüğü tecrübeyle sabittir.

Nur Kandili

İşte büyüklük ‘ben'den geçip O'nun çeng'i, ney'i gibi olabilmektir. “Benim öyle kullarım vardır ki, attıkları adım da, gördükleri de, duydukları da, yaptıkları da Ben gibidir.” hadîs-i kudsîsindeki mânâya mazhar olabilmektir. Ve o büyükler bilirler ve Akkirmanlı Nakşî Hazretleri gibi derler ki:

18 Beyit Dinle

Sâime Anne, Abdülazîz Efendi’ye, Hasib Efendi’ye, Mehmed Zâhid Efendi Hazretleri’ne kâtibelik yapmış, Nakşibendiyye’nin Gümüşhânevî koluna mensup ehl-i hal ve ehl-i keşif, sâliha bir hanım sultandı. Birçok defalar kerâmetine şâhid oldum. Kendisine kalben sual tevcîh ettiğimde cevabımı aldığım mübarek bir hanım anne idi.

Huzur Defteri 1

Tasavvuf yolunda, seyr-i sülûkta ilerlemek ve o ilerlemenin sonlarında daha hızlı yol kat edebilmek için her türlü bağdan kurtulmuş olmak lâzımdır. Bunu çok büyük bir zât söylüyor: Şâh Bahâeddîn-i Nakşibendî Hazretleri... Allah yolunda yürüyecek olanların ayaklarının hiçbir yere bağlı olmaması lâzımdır. Nerde kaldı ki, dünya malı

18 Beyit Dinle

Fahreddîn Efendi Hazretleri’nin hâtıratında geçen bir zât da Bursa’da İsmail Hakkı Tekkesi poştnişîni Şeyh Ahmed Rüşdî Efendi’dir. Hazret Nakşibendiyye’dendir. Celveti Âsitânesi’ne postnişîn olacak ehil bir halîfe bulunmadığından kendisi tayin edilmiştir. Şeyh Fahreddîn Efendi bu zât ile karşılaştığında yanında Bursa Üç Kuzular Tekkesi Şeyhi Abdurrahman Efendi bulunmaktadır.

Huzur Defteri 1

Mevlevîler dönerek semâ’ eder. Bazı Nakşibendî kollarında hafiyyen, kalbî zikir esâsı ve hitâmında hatm-i hâcegân vardır. Halvetî, Bayrâmî olanlar devran, Kâdirîler, Rifâîler kıyam eder. Kimisi kırmızı tepeli tâc-ı şerif, destar kuşanır bir başkası haki veya ekru rengi tercih eder. Meydanlardaki genel terbiyenin hâricinde detaylarda farklılıklar olabilir. Ama unutulmamalıdır ki bunların hepsi terbiyeyi vermek için ihdâs edilmiştir.

Huzur Defteri 2
Bağlam

İlgili kavramlar

Eserler

Geçtiği kitaplar

Menü