Mehmed Fatih Çıtlak

Kavram

Sıdk / Doğruluk

12 eserde · 80 geçiş 59 sohbet ânı
Bu kavramı arşivde ara
Kitaplardan

Eserlerde “Sıdk / Doğruluk”

İhsan Efendi oğlum! Bu kâğıt parçası hafif, satırlar da birkaç satır. Lâkin bu mektubun muhteviyâtı ve satırlar arasındaki mânâsı pek ağır. Ne kendime ne sana daha fazla külfet olmasın inşallah. Şimdilik bu kadar kâfidir. Bu mânâları fehmetmeyi Cenâb-ı Hakk sana ihsân eylesin. Hakk Teâlâ seni iki cihanda azîz eylesin. İlminle âmil, ilm-i ledünle kâmil olasın. İsm-i Hayy sırrıyla hayat bulup envâr-ı ilâhiyyeyle münevver olarak, Cenâb-ı Hakk rızâsına uygun konuşmalarının tesirini halk eylesin.

Kırk Mektup

Nedir selâm? İnsanlara selâmet, emniyet vermek ve selâmette, doğrulukta bulunmak. Îmânı ve birbirine muhabbeti desteklemeyen bilişme ve buluşmalar beyhudedir. Dilde, ağızda selâm ve emniyet vaat etmek, arkasından da ihânet içerisinde bulunmak ancak münâfıkların rezil ahlâkındandır.

Birlik'te Sohbet

Bahr-i ehâdiyyetin celâl ve cemâl tecellîlerinin mazharı, ilm-i ledün deryasının gavvası ve muzhırı, âşıkların ve sâdıkların madeni, ilm-i hakîkatin rehberi, beşeriyetin, be-tahsis ümmetinin şefaatkân-ı Ahmed’i, nur-i ilâhî semâsının şems-i enveri, beşeriyetin zulmetle kararmış semâlarının mehtab-ı münevveri,

Kırk Mektup

Avam arasında Mevlâ’nın adı zikredilmek istense Allah(cc) derler. Sâdıklar, ebrâr, havâs’ün-nâs denilen bir üst zümredekiler hesaplarını, kitaplarını kendileri hesaba çekilmeden evvel yaptıkları için Mevlâ’nın ismini anmaktan hayâ ederek ve bu muhasebenin neticesinde Cenâb-ı Hakk’ın huzuruna nasıl çıkacaklarını haşyetiyle “Eyvah” derler.

Huzur Defteri 2

Yalan denildiğinde bu iş, tâ ruhlar âlemine kadar uzanan söz ve ahitleşmeyi içine alır. Zâten bu varlık bilinci, ancak insanı tamamıyla yalandan uzaklaştırabilir. İnsanı ebede götürecek olan doğruluk, ezelde verilen sözün yalan olmamasıyla mümkündür ancak. O sebepten dolayıdır ki îmânla yalan beraber bulunamaz.

Aşkın Bir Noktası

İşte şimdi senin bir izâfî varlık ve şahsiyetin var. Bu mektuptur, zarftır. Peki ne yapacağız? “…Ona dikkatlice bak, oku, ârif ol, anla, sonra da padişâha lâyık olup olmadığını tart, ölç, hesabını doğru yap, bu doğruluktan sonra kendi varlığında kalma, kemalinle götür, padişâha takdim et!”

Beyaz Mercan Siyah İnci

Fatih Camii’nin kürsüsünden bu rüyayı gözyaşlarıyla nakleden Bekir Efendi şunu da ilave etmiş: “Ey cemaat, menkıbesini ve hayatını dinleyip seven insana böyle muamele ediyorlarsa yolunda sıdk ile yürüyenlere nasıl muamele edecekler, hele bir düşünün.” Ardından duâ etmiş ve Fatiha’yı vermiş, cemaat ağlaşırken o da kürsüden inivermiş.

Huzur Defteri 1

Îmân ve İslâm asla vatana, millete, bayrağa hakareti tasvip etmez, etmemiştir ve bunları alçaklık olarak nitelemiştir. Îmân ve İslâm müşriklerle yapılan antlaşmalara bile sâdık olma düsturunu koymuşken vatana ihânet, millete zulmet, mü’minlere kin ve nefreti asla ve kat’a dînle îzâha çalışmak mümkün değildir, muhaldir, dîne iftiradır.

Birlik'te Sohbet
Bağlam

İlgili kavramlar

Eserler

Geçtiği kitaplar

Menü