Kavram
Hesap / Mîzân
Eserlerde “Hesap / Mîzân”
Efendimiz(sas)’in birçok güzel adı var. Bunlardan en meşhur olanlarının sayısı iki yüzden fazladır. Bu isimlerden hadis-i şerîflerdeki dua metinlerinde de sabit olan iki ismi vardır ki birisi ‘Sırâtullâh’, diğeri de ‘Sırât-ı müstakîm’dir. Yani Resûlullah(sas), kendisi bizzat ve Allah Teâlâ’nın yolu ve sırat-ı müstakimi, doğru yoludur.
Beyaz Mercan Siyah İnci ↗
Efendimiz(sas) vesilesiyle kitaba eriştik, Kur’ân’a muhatap olduk, âyetleri anlayabildik, o emir, nehiy ve Cenâb-ı Hakk’a yakınlık meselelerini, hayatımızda tatbik edilebilir bir sünnet-i Muhammedî(sas) olduğu için sırât-ı müstakimde olabildik. İstikâmeti, sırât-ı müstakimi, mağdub ve dâllin güruhların kimler olduklarını hep O’ndan(sas) öğrendik, hep O’na(sas) tâbi olarak hayatımızda yer verdik.
Huzur Defteri 2 ↗
Bu mertebedeki dervişin Cenâb-ı Hakk’tan tek niyâzı kulların tasdikine mâni olmamak, Allah Teâlâ’nın kulluğunu idrâk etmekten uzaklaşanların afv ü setr olması ve kendi değersiz vücûdunun onlara bir siper olmasıdır. Ânın içün bu mahâlle “Sıddıykiyet” makamı denir. Sıddıyklar enbiyânın has arkadaşlarıdır. Sıddıyk dâimâ enbiyâyı tasdik eder. Allah Teâlâ peygamberinden, peygamberler de sıddıyk makamındaki kimselerden kendi güzelliklerini ve sırlarını gösterir.
Kırk Mektup ↗
“Oruç sayılı günlerdedir...” Yani bu günlerin kıymetini bilmezseniz yerine koyabileceğiniz başka bir gün yoktur. Allah Teala kolaylık olsun diye içindeki nimetler ve kazanılan sevaplar asla ölçülemeyecek bir ayı, hesap yapabileceğimiz günler hâlinde, ibadet ve asıl fıtratımızı bulmak için bahşetmiştir.
Senin Ramazanın ↗
Îmân bahsinde peygamberlere îmân bölümünde her mü’min bilmelidir ki masum ancak peygamberlerdir. Yani Allah Teâlâ onlarda isyan edecek bir zerre halk etmemiştir. Masum olmalarına rağmen onlarda zuhûr eden “zelle” bu hükme aykırı değildir. Çünkü zelle tâbiri hıyanet ve gaflet sebebiyle o fiillerin yapılmadığına işârettir ki işte bu peygamberlerin sâhib-i ismet olmalarından kaynaklanır.
Kırk Mektup ↗
Sohbet meclisinde sadece kendi nefsinle ve kalbinle meşgul olup, bu nefis terbiyesini almak ve sırât-ı müstakîmde ilerlemek gâyesiyle aktarılan mânânın makam ve menbaına yani hedefine kilitlenmek de bu işin istikbâl-i kıblesidir.
Huzur Defteri 2 ↗
“Bak teyze şimdi ben elimde kuzuyla gidince anneme babam hesap veremem. Ne olur üşenme gel bizim eve kadar. Hem başıma gelen bu hâdiseyi sen anlat, hem de bu kuzuyu hediye ettiğini söyleyiver.”
Huzur Defteri 2 ↗
Cenâb-ı Hakk’tan niyâz eder, ashâb-ı kirâm rıdvanullahı Teâlâ ecmaîn hazerâtının dahi arkadaşlıklarını, sırât-ı müstakîm üzere refakatlerini Rabb’ül-âlemîn Hakk Teâlâ’dan talep ederiz. Cenâb-ı Hakk bizleri “ve hasüne ülâike refîka” âyet-i kerîmesinin müjdesine nâil eylesin.
Kırk Mektup ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…