Kavram
Hidâyet
Eserlerde “Hidâyet”
Zâten hidâyet öyle bir zevk-i mânevîdir ki, kişi bu hâle eriştiğinde hem kendi benliğini, hem insanlardaki güzelliği fark etmeye başlar. Yani hidâyete erenler dikkat buyurursan mahlûkata ve bilhassa insanlara hizmet gayretindedirler. Çünkü hidâyet nûru onu, insanı görmeye sevk eder. Şöyle bir tefekkür buyurduğunda hidâyetten mahrum olan insanların hem kendilerine hem de başta insanlar olmak üzre etrâflarına karşı zâlim bir hâlde yaşadıklarını fark edersin.
Kırk Mektup ↗
Bir de bunları sevdiğini iddia ettiği hâlde sapkınlık ve dalâlete düşen gürûh vardır. Bunları bir çok alâmetlerinden tanırsın. Hangisinden bahsetsek hepsi bir acâyiplik barındırıyor. Bunları beyân etmeye bile hicâp ediyorum lâkin birkaçını anlatayım ki kendini sakın ve insanları bu nev’î kimselerden sakındır.
Kırk Mektup ↗
Tıpkı Kur’ân-ı Kerim'in Fâtiha-i Şeriften sonraki ilk âyetlerinde Cenâb-ı Allah'ın, “Bu kitap hiç şüphesiz hidâyet kaynağıdır, ancak müttakîler için” buyurarak, iman etmeyenlerin Kur'an'ın hidayetinden nasipdar olamayacağını belirtmesi gibi, Hz. Mevlânâ(ks) da özünde bir Kur'ân tefsiri, Hadis-i Şerif şerhi olan eserinin Fâtihası kabul edilen ilk onsekiz beyitinden sonra muhataplarını tespitle söze başlar.
Beyaz Mercan Siyah İnci ↗
Kinle dinin ihya olmayacağı, intikam duygularıyla yola çıkanların hak davada görünseler bile en az maruz kaldıkları zulmün ve zalimin tahribatı kadar yıkıcı ve ayrılıkçı olacağını da bu beyitler bize gösteriyor. Hassaten son beyitler sevgi ve muhabbetin ancak sevgi ve muhabbet meyveleri vermesi gerektiğine işaret ederek şayet başka neticeler elde ediliyorsa dalâlet ve sapkınlık içerisinde bulunduğumuzu anlamamız gerektiğini de beyan ediyor.
Küfür Fedaisi ↗
“O şehr-i Ramazan ki insanları irşat için hak furkanı, hidayet delili beyyineler halinde Kur’ân onda indirildi, onun için sizden her kim bu ay şuhudda –ya’ni hazardaise onu oruç tutsun, kim de hasta yahut seferde ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerden kaza etsin, Allah size kolaylık irade buyuruyor, zorluk irade buyurmuyor, hem buyuruyor ki sayıyı ikmal eyleyesiniz de size hidayet buyurduğu veçh üzere Allah’ı tekbir ile büyükleyesiniz ve gerek ki şükredesiniz.”
Nur Kandili ↗
‘İhtinâ’ kelimesindeki ‘hidâyet’ lugât mânâsı itibarıyla meâl olarak pek Türkçeye aktarılamamaktadır. Çünkü meâllerde birkaç kelimeyle anlatmak mecburiyeti mânâları çoğu zaman daraltmakta, hatta bazen o mânâdan bizi uzaklaştırmaktadır. Evet, hidâyet ‘iletme, vâsıl kılma’ gibi dilimize çevriliyor lâkin bu kelimeyi diğerlerinden ayıran özelliğine dikkat çekmek istersek, ‘ihdinâ’ tâbiri, “Başlangıcında bize bildirdiğin ve gösterdiğin bu güzelliğe, kulluk yoluna Senin murad ettiğin neticeyi almak üzere ve muradına uygu…
Beyaz Mercan Siyah İnci ↗
İnsanlık ve din tarihine baktığımızda, Allah Teala ilk insanı peygamber olarak seçti ve yarattı, tabiatıyla ilk önce din vardı. Günahlar, hatalar, isyan, putperestlik, sapkınlıklar ve hurafeler dinin gelişinden sonra çıkmıştır. Belli dönemlerde peygamberler gönderilerek düzeltilse de hep bir şekilde bozulmalar, sapkınlık ve sapıtmalar ortaya çıkmıştır.
Senin Ramazanın ↗
Güya Hazret-i Ali(ra) Efendimiz’i severler ve bu sevgilerinden dolayı Hazret-i Ebû Bekir(ra), Hazret-i Ömer(ra) ve Hazret-i Osman(ra) Efendilerimiz’e hakarette bulunup söverler. Diyâr-ı Rûm’da (Anadolu’da) Hazret-i Ali’yi(ra) peygamber gibi kabul eden hatta sapık bazı putperestler gibi Ali Efendimiz’i Allah(cc) yerine koyanlar bile varmış. Dalâlet küçük küçük başlar, sonra da peşinden büyük sapıklık ve dalâlete yuvarlar.
Kırk Mektup ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…