Mehmed Fatih Çıtlak

Kavram

Küfür

12 eserde · 199 geçiş 376 sohbet ânı
Bu kavramı arşivde ara
Kitaplardan

Eserlerde “Küfür”

Bakınız, meseleye başka örnekler getirerek açmaya çalışalım... Mesela Kur’ân-ı Kerîm’de “Ey kâfirler!” şeklinde bir hitâp yoktur. “Kâfirûn Sûresi”nde müşriklerle kâfirlere nasıl bir muamelede bulunulması gerektiğini ve onların öne sürdüğü teklifin bâtıl olduğunu anlatmak için, Efendimiz’e(sas) hitâben “Söyle Ey Habibim! Ey Kâfirler...” şeklinde bir hitâp vardır ama Allah Teâlâ’nın kâfirleri muhatap kabul etmediğini görürüz.

Birlik'te Sohbet

Hazret-i Pîr bu beyitte kâfirlerin küfründe bile samîmî olmadıklarını işâret buyuruyormuş yani “Kâfirler Hakk’a karşı çıkışırlar, devâmlı itiraz ederler. Bu çekişmeleri gerçekten bir fikre sâhip oldukları için değildir. Taklîden, laf olsun diye, öylece kendi atalarına uymak içindir. Yanlış da olsa bir itikadları yoktur.

Kırk Mektup

Gaflet de derece derecedir. Gafletin en alt derekesi küfür ve şirktir. Hakk’tan en ziyâde gâfil olanlarsa kâfir ve müşriklerdir. Kâfir; Allah’tan(cc) bîhaber olan demektir. Müşrik; Hakk Teâlâ’dan haberdâr olsa da, nefsinden gâfil olup “Allah varsa ben de varım.” diyen kişidir. Her halükârda bu ahlâk-ı rezile gaflete alem olmuş yani gaflet sevkiyledir.

Kırk Mektup

İlk baştaki hata Müslümanları müşriklere benzetmektir zîrâ Müslümanları müşriklere benzetmek zaten küfür alâmetidir. Ayrıca Allah Teâlâ o zamanın müşrikleriyle alâkalı âyet-i kerîmelerde; tenkidini, îkâzını ve müşrik, kâfir gibi kavramlardaki takdirini Kur’ân’da belirtmiştir. Müslümanların müşrik, kâfir, bâtıl, ehl-i bid’at olmalarının hükmünü -ister ilâhiyatçı olsun ister başka bir şey kim kafasına göre verebilir? Böyle bir salâhiyete kim sahiptir?

Birlik'te Sohbet

Her kimin sûreti insansa elbette bu, nur-ı Muhammedî cevheri onda mevcuddur. Zîra bu insanî kalıp, içinde kalbi barındırsın ve o kalp de nur-ı Muhammedî bulunsun diye yapıldı. Yine bundan dolayıdır ki insan sûretinde olan her kişinin zâtı âlîdir, yücedir. Herkese ‘zât-ı âlî’ denilmesinin sebebi budur. Bu hesaba göre bir kişi kâfir bile olsa sûreti insan olduğu için zâtında bir âlîlik vardır. O’nu kâfir yapan küfür sıfatı ve hakîkî mânâdan mahrumiyetidir.

Aşkın Bir Noktası

Yine Kur’ân-ı Kerîm’de “Ey kâfirler!” şeklinde geçen bir âyet-i kerime vardır ki o da kıyâmet gününde, inkâr edenlerin Allah Teâlâ’nın huzurundaki mahcubiyeti beyân edilirken “Ey dünyada Allah’ı(cc) inkâr edip şimdi burada kâfir yaftasıyla, kâfir olarak haşrolunanlar!” meâlindeki hitâptır. Ama Allah Teâlâ’nın Kur’ân-ı Kerîm’in başka hiçbir yerinde inkâr edenleri, Allah’ı(cc) reddedenleri, dîni kabul etmeyenleri muhatap kabul ettiğini göremeyiz.

Birlik'te Sohbet

Ne var ki aynı bu hastalık benzetmesinde olduğu gibi bir kişinin ağır bir hastalığı olduğunu, kendisi de başkası da hemen anlar. Lâkin sağlığına ne kadar dikkat edip etmediğini anlamak mümkün müdür? İşte şirk, küfür gibi hastalıklar görülür ama gaflet, görülemeyen ve fark edilemeyen bir ihmal, belki de hastalıktır. Gaflet, kalbi boğar hatta öldürür; küfür ve şirk gelir o kalpte hükümran olur. Artık ruh da hevâ, heves, küfür ve bâtıldan zevk alacak derekeye düşer. Ruh, kalıbın hükmü altına girer.

Küfür Fedaisi

Büyük Nakşibendî şeyhi ve hatta pîr-i sânîsi Ahmed Ziyâeddîn Gümüşhanevî, Câmiu’lMütûn isimli eserinde elfâz-ı küfür bahsinde şu mealde bir söz söyler: “Kalbine imân muhabbeti ve zevki yerleştirilmiş olan bir mü’mine, imânından dolayı tahkir etmek kastıyla cahil demek küfürdür.”

Huzur Defteri 1
Bağlam

İlgili kavramlar

Eserler

Geçtiği kitaplar

Menü