Kavram
Şirk
Eserlerde “Şirk”
Şâyet kişi bunu yaparsa ne olur? Ne olacak! Şirk olur, gaflete düşer, yolunu şaşırmışlardan oluverir. Sadece puta tapmak şirk değildir ki. Şirk; Allah’ın(cc) benliğini kabul ettiği hâlde, başka benlikleri de kabul etmenin adıdır. Hakk yolunda, Hakk’tan başka talepte bulunanlar, her ne kadar zâhiren şirk koşmuyormuş gibi olsalar da bâtınen (içte ve özde), münkîr ve şirk-i hafî (gizli şirk) işlemiş olurlar. “Bu yollarda böyle şeyler olur mu?” deme. Yükü kıymetli olan kervanın eşkıyâsı da çoktur.
Kırk Mektup ↗
İlk baştaki hata Müslümanları müşriklere benzetmektir zîrâ Müslümanları müşriklere benzetmek zaten küfür alâmetidir. Ayrıca Allah Teâlâ o zamanın müşrikleriyle alâkalı âyet-i kerîmelerde; tenkidini, îkâzını ve müşrik, kâfir gibi kavramlardaki takdirini Kur’ân’da belirtmiştir. Müslümanların müşrik, kâfir, bâtıl, ehl-i bid’at olmalarının hükmünü -ister ilâhiyatçı olsun ister başka bir şey kim kafasına göre verebilir? Böyle bir salâhiyete kim sahiptir?
Birlik'te Sohbet ↗
Binâenaleyh kelime-i tevhîde devâmla nefs-i emmârenin, Cenâb-ı Hakk’ın râzı olduğu yola ve hâle çevrilmesine gayret edesin. Tevhîd; şirkin zıddıdır. Daha doğrusu şirk tevhîdin zıttıdır. Şirk; Allah’tan(cc) başka ilahlar edinmek mânâsına geldiği için, şirke düşen yaratıcısıyla, ma’bûduyla arasını açar. Ancak iş böyle olunca birçok sıfat ve ahlâk-ı rezileyle şirk tarafına sapabilir.
Kırk Mektup ↗
Herhangi bir ibâdet tââtı, kullar kendisiyle alay eder, hoşnut ve razı olmazlar diye terk etmek de şirk alâmetidir. Mesela, “Şimdi namaz kılarsam gerici derler, şimdi oruç tutarsam beni falanca partinin adamı zannederler.” yâhut “Şimdi namazımı kılarsam ‘Bak görüyor musun gösteriş yapıyor!’ diye düşünürler.” gibi inanışların pençesi altında kıvranmak şirk alâmetidir. Çünkü bu durumdaki kişi Allah Teâlâ’nın hoşnutluğu ile diğer mahlûkatın hoşnutluğu arasında kalmıştır.
Birlik'te Sohbet ↗
Gaflet, masum gibi görülen ancak manevi hastalıkların çıkmasına, baş vermesine yol açan çürütücü bir iklimdir. Çünkü Allah’ın razı olmadığı, çirkin fiillerin temelinde muhakkak kibir ve şirk kökleri vardır. Bu kökler gadapla, küfürle gövdesini, dallarını, budaklarını meydana getirir, meyvesini de ya küfür ya haset ya da şirk olarak gösterir. O kökler; o meyve ve tohumları, o tohumlar diğer kökleri vücuda getirir, fâsid daire cehennemî bir döngü oluşturur.
Küfür Fedaisi ↗
Gaflet de derece derecedir. Gafletin en alt derekesi küfür ve şirktir. Hakk’tan en ziyâde gâfil olanlarsa kâfir ve müşriklerdir. Kâfir; Allah’tan(cc) bîhaber olan demektir. Müşrik; Hakk Teâlâ’dan haberdâr olsa da, nefsinden gâfil olup “Allah varsa ben de varım.” diyen kişidir. Her halükârda bu ahlâk-ı rezile gaflete alem olmuş yani gaflet sevkiyledir.
Kırk Mektup ↗
Uhud Harbi’ne katılan ve bu harpte şehit edilen Mus’ab bin Umeyr(ra) Hazretleri zırhını giydiği zaman, Resûl-i Kibriya Efendimiz’e(sas) sîmâen çok benzerdi. Müşriklerden İbn Kamîe de Mus’ab bin Umeyr(ra) Hazretleri’ni Uhud Harbi esnasında şehit edince, Peygamber Efendimiz’i(sas) şehit ettiğini zannetmişti. Derhal müşriklerin yanına vararak “Muhammed’i öldürdüm!” dedi. Bunu duyan müşrikler kendilerince sevinç çığlıkları attılar.
Birlik'te Sohbet ↗
Sebepler, “esbab” kelimesi doğrudan müsebbib mefhumunu çağrıştırır. Çünkü sebeplerin oluşması ancak müsebbib yani sebepleri icad eden, ortaya koyanla gerçekleşir. Kişinin kendi iradesiyle sebepleri iptal etmeye çalışması, yeni sebepler ihdas etmeye çalışmasıdır. Bu durumda kendisini müsebbib makamında görmesi gibi sinsi, nefsanî bir tehlikeye düşer. Böyle düşünmek vehimden ibarettir.
Beyaz Mercan Siyah İnci ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…