Kavram
Ahlâk
Eserlerde “Ahlâk”
Zâhirdeki vücûdumuzun akıl çerçevesinde takındığı fiile ‘ahlâk’ denir. Bir kişinin Allah ve Resûlü’nün ahlâkıyla ahlâklanması, esasında kalp insanı dediğimiz o varlığın ahlâklanmasıyla mümkündür. Sînemizdeki kalp insanının ahlâkına ‘edeb’ denir. Edebin dıştaki vücûda sirâyet etmesine de ‘ahlâk-ı hamîde’, ‘ahlâk-ı Resûlullah’ yahut ‘ahlâkullah’ denir. Tertîb böyledir.
Aşkın Bir Noktası ↗
Ahlak insanı ebedi hayat saadetine taşırken, bu dünyada zayiat görmesini de engeller. Zaten ahlak kelimesi yaratmak kelimesinden türetilmiştir. Dolayısıyla bu bize ahlakın yaradılışımıza yani fıtratımıza uygun şekilde yaşamak fikrini verir. Bu ahlakın yatay olarak, yani herkesin görüp anlayacağı şekilde olmasının yanında bir de ancak kişinin hissedebileceği dikey yani içsel derinlik isteyen kısmı vardır. Edep kalbin ahlakıdır derken bunu da kastetmekteyiz. Ahlaki güzellikler dışardan görünebilirler.
Beyaz Mercan Siyah İnci ↗
Büyük bir zâta sormuşlar, “Sen bu güzel ahlâkı nerede veyâ kimden talim ettin?” diye. O da, “Ahlâksızdan öğrendim.” demiş. “Yâhû bu nasıl olur?” diye sorulunca “O ahlâksızın yaptığı şeyleri gördüm ve yakışmadığını fark ettim, ‘Ben böyle hareketler yapmayayım.’ diyerek o davranışlardan uzaklaştım. Şâyet bende güzel bir ahlâk görüyorsanız bu, ahlâksıza benzememek için gayret etmemden ibârettir.” diye cevap vermiş.
Birlik'te Sohbet ↗
Büyük bir zâta sormuşlar, “Sen bu güzel ahlâkı nerede veya kimden talim ettin?” diye. O da, “Ahlâksızdan öğrendim.” demiş. “Yâhû bu nasıl olur?” diye sorulunca “O ahlâksızın yaptığı şeyleri gördüm ve yakışmadığını fark ettim, ben böyle hareketler yapmayayım, diyerek o davranışlardan uzaklaştım. Şâyet bende güzel bir ahlâk görüyorsanız bu, ahlâksıza benzememek için gayret etmemden ibârettir.” diye cevap vermiş. Cenâb-ı Hakk bizi ibret alanlardan eylesin, ibret olanlardan eylemesin. Âmin.
Aşkın Bir Noktası ↗
Kur’ân-ı Kerîm’in ve Efendimiz’in(sas) hedef olarak gösterdiği insanca yaşama şeklidir güzel ahlâk. İnsan; yaratılış îcâbı diğer canlılarla birçok özellikte benzeşir. İnsanı canlı mahlûklardan ayıran en önemli vasıflardan biri de ahlâktır. Ahlâk hafife alınacak bir mesele değildir. Kâinatta insanın etrafını bozmadan ve kendisi de dejenere olmadan yaşayabilmesi ve huzurlu olabilmesi ahlâkla mümkündür.
Birlik'te Sohbet ↗
İnsanın yücelmesi bu muhabbetin yardımı ile Allah'ın ahlâkı ile ahlâklanmak sûretiyle olur. Allah'ın ahlâkı ile ahlâklanmak ise; öncelikle O'nun esmâsını, güzel isimlerini öğrenmek, O isimlerin mânâlarına uyarak yaşamak ile olur. Özellikle Kur'ân-ı Kerîm'den Allah'ın sevdiği ve sevmediği işleri öğrenip ona göre davranmakla olur. Meselâ, Ahzab Sûresi'nin 56. âyetinde Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor,
18 Beyit Dinle ↗
Ahlâka inanmak, onu bir ömür boyu yani nefes alıp verdiği müddetçe hep yaşamak demektir. Bunu yaşarken kişi ne insanlardan bir takdir bekler, ne de bu ahlâkla maddî bir menfaati hatırına getirir. Şâyet inanıyorsa yaşamalıdır. İnanmıyorsa kötü ahlâktan şikâyet etmek için ilk önce kendini sigaya çekmelidir.
Birlik'te Sohbet ↗
Mukarrebîn, Allah Teâlâ’nın, insanı, husûsî yakınlığına bizzat eriştirmesi halidir. Kul o yakınlığa erişebilecek son kerteye kadar gayret ettiğinde ancak ebrâr mertebesine yükseliyor. Mukarrebler muhakkak o ebrârdan yükseliyor. Yani her ebrâr makamında olan mukarreb değildir. Fakat mukarreb olan kullar muhakkak ebrâr mertebesini görmüş, müşâhede etmiştir. İşte mekârim-i ahlâk ile edebin alâkası budur. Mekârim-i ahlâk, kulun cüz’î irâdesini ortaya koyduğu edep mânâsındadır.
Aşkın Bir Noktası ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…