Mehmed Fatih Çıtlak

Kavram

Vuslat

11 eserde · 79 geçiş 45 sohbet ânı
Bu kavramı arşivde ara
Kitaplardan

Eserlerde “Vuslat”

Ancak, bu yolda yürümeye gayret edenlerin çok sık karşılaştığı ve içinden çıkamadığı büyük bir müşkül vardır ki; o da bir günaha düştüğünde vuslat ümidinin eksilmesi, ben artık o vuslat yolunda yürüyemem, benden olmaz diyerek yes'e kapılması ve gayretinin azalmasıdır. İçinden çıkılmazsa, bir müddet sonra bu hal kişiyi gerçekten de vuslat yolundan ayırabilecek kadar büyük ve tehlikeli olabilir. Çünkü kişi, “Yapıyorum, uğraşıyorum ama olmuyor demek ki.” diyerek ameli aksatma veya terk etme noktasına gelebilir.

Beyaz Mercan Siyah İnci

Çünkü sen namaz kılıp, oruç tutup, haramdan kaçınıp helale yönelme gayretiyle yaptığın amellerle Hakk'a vasıl olacağını düşünüyordun. Kendince bir vuslat yolu tutmuştun. Böylece kendini Hakk'a vasıl olmaya layık görüyordun. Şimdi ilk düştüğün hatada yolunu, umudunu kaybettin. Demek ki ameline güveniyordun. Oysa tüm bu yaptıkların senin kulluk vazifelerindi. Evet Hakk'a vuslat için kulluk vazifelerini yerine getirmen şarttı. Ancak bunların hepsi Allah Teâlâ’nın sana ihsanıydı.

Beyaz Mercan Siyah İnci

“Yâ Eba’l-Hasan, o zaman bil ki hakkıyla vâsıl olamadın. Yahut vâsıl olma mertebelerine nasıl yükseltildiğini hakkıyla fark edemedin. Çünkü Allah Teâlâ’ya ancak Allah Teâlâ ile vâsıl olunur. O vuslat, biliş, hakîkî ilim ikilik kabul etmez. O varlığa nisbetle fakr sıfatı bile nurânî bir hicap olarak seni ikilikte bırakır. Fakr O’nunla arandaki sıfat değildir. Fakr O’na tam bir vuslattan sonra senden halka yansıyan sıfattır ki bu sebepten Efendimiz(sas) ‘el-Fakru fahrî.

Aşkın Bir Noktası

İşte bu yaradılış gayesini fark edenler; vuslat ümidiyle, insan olma yolunda bir gayrete girişir. Dinin emir ve yasaklarını tutar, ahlakını yaradılmışların en güzel ahlaklısının ahlakına benzetmek için kendini zorlar, kötü huylarını terk eder, kısacası vuslata giden yolda yürümeye gayret eder.

Beyaz Mercan Siyah İnci

Yol, sırât-ı müstakîmdir, bu yola sadece Allah için çıkılır. Başka bir ivaz garaz, menfaat maslahat yoktur, olmamalıdır. Bunlardan biri olursa ‘O’ bir olmaz; kişi vâsıl olamaz, vuslat bulamaz. Cânan can ile arasında yabancı istemez. Allah Teâlâ’ya ancak Allah ile erişilir. Kişi kendi kudretiyle vuslat ve yakınlığa çare bulamaz.

Aşkın Bir Noktası

Mekânın şerefi orada bulunanladır. Âşık maksuduna erişmek için vuslata ermiş olan zâtlarla berâber olmaya sevk edilir. Çünkü maksudunu bilen ve tanıyana kavuşmak eninde sonunda kişiyi maksuduna da ulaştırır. Allah’ı(cc) isteyenler, Allah(cc) velileriyle beraber bulunsunlar. Dağlarda, taşlarda, yerde, semâda Mevlâ aranmaz. Vâsıl-ı cânân olanların meclislerinde ve onların sohbetlerinde, yollarında bu vuslat ele geçer.

Huzur Defteri 2

Müşâhedesine mâni olacak şeylerden dûr olur. Sükûnet ve sekînet bu makamda kendini gösterdiği için “Mutmainne” nefsinin özellikleri görülür. Sâlik lâhutî âlemde, Allah’ta ifnâ olma yani “fenâfillah” derecelerinden nasîptâr olur. Kalp gözü cilalanır. Kalbinde fısk u fücûra mahal bulunmayacak noktaya kadar çıkabilir. Dervişin kalbi tamamen göz gibi olur. “Hakîkat” dördüncü makamda ma’rifet meyvesini verir ve vuslat zevki işte bu makamda evvelki müşâhede ettiği zevklerin çok ötesinde âşikâr olur.

Kırk Mektup

“İlim bir noktadır, onu câhiller dağıtır.” sözünde bir başka nükte de şudur. Aslında ilim erbabı denilen zâtlar; bildik, bulduk dedikleri şeyleri o noktadan gâfil olmalarından dolayı rahat konuşur ve anlatırlar. Hakîkat ilmine mensup olanlar, konuşamaz ve anlatamaz bir hale gelir, lâl kesilirler. Çünkü ilmin hakîkatine ve künhüne muttalî olanlar o cazibeyle vuslattadırlar. Vuslatta ise konuşma yoktur. O mertebeye varma aşamasında olanlar ise bulduklarını başkalarıyla paylaşırlar, dağıtırlar, etraflarına verirler.

Aşkın Bir Noktası
Bağlam

İlgili kavramlar

Eserler

Geçtiği kitaplar

Menü