Mehmed Fatih Çıtlak

Kavram

Muhâsebe

11 eserde · 56 geçiş 82 sohbet ânı
Bu kavramı arşivde ara
Kitaplardan

Eserlerde “Muhâsebe”

Îmâna erişen kalp aradığını bulmuştur. Bu biliş ve buluştan akıl da haberdar olmuştur. İşte buna ‘vicdan’ denir. Kişide vicdan beraberinde muhasebeyi getirir, bu safhada muhasebe başlar, başlamalıdır. Cenâb-ı Hakk tarafından lütfedilen bu vicdanî muhasebenin ilk sorduğu şudur: Îmânının hedefindeki zât hakkındaki ilmi ve bilgisi ne seviyededir?

Aşkın Bir Noktası

Bu muhasebeyi böyle bir zaman diliminde yapmayan kişi hangi zamanda yapar? Yılbaşı, okulların başladığı tarih, bittiği tarih, evlilik yıldönümü, kendi doğum günü... Hangisinde? Bir insan kendi doğum gününde muhasebe yapar da, Aleyhi’s-salât-u ve’s-selâm Efendimiz’in doğum günüyle muhasebeyi niye düşünmez? Doğumlarda, ölümlerde, ev almalarda, satmalarda, askere gitmelerde, her vesileyle hayatımızdadır mevlid.

Beyaz Mercan Siyah İnci

Beş vakit namaz, insanın gün ve gecesini şekillendirir. Zekât, insanın senelik kazancı üzerindeki kalbî, akli, ruhi muhasebeyi yaptırır. Kişiyi böylece mal esaretinden, harama düşmek belasından muhafaza etmenin yanında helali dahi gözden geçirme şuuruna yükseltir. Hac, çok kısa bir dönemde yapılmış olsa da insanın tüm hayat muhasebesiyle beraber âdeta yeniden doğuşunu ve hilkatinin asıl kodlarını düzenleyen, o şuura erdiren yegâne ibadettir. Fakat Ramazan çok başka...

Senin Ramazanın

Henüz çocukluk yaşlarında evimizde verdiği sohbetler ve derslerle tanıma şerefine eriştiğim Ali Yakup Hoca Efendi vardı. İlmî açıdan derya gibi, ahlak açısından su ve toprak gibi muhteşem mizaca sahipti. Zamanımızın birçok hocası, hocanın fakirhanemizdeki sohbetlerine talebe olarak iştirak eden kimselerdi. Sonradan gençliğimde öğrendim ki, bu allâme zat senelerce bir fabrikada muhasebecilik yapmış. Bu zatı işe alanlar, kendilerince iyilik yapmışlar, hocaya ekmek ve rızık kapısı olmuşlar. Ama hizmet bu mudur?

Fatih Hatıratı

Evet, bu beyitlerden evvel konuk olduğumuz beyitteki izahatı şu okuduklarımız neticeye kavuşturuyor. Hazret-i Pir, her müminin yapması gereken muhasebeyi bizlere yönelttiği sorularla hatırlatıyor. Azıcık bile olsa mütemâdiyen yapılan bir hayır muhakkak kişiyi güzel, ulvî merhalelere doğru yükseltir, ondaki hâli iyi hâle dönüştürür. Nitekim Efendimiz(sas)’in, “Cenâb-ı Hakk’a en sevimli olan ibadetler az da olsa devamlı olandır.” mealindeki hadis-i şerifleri bir nev’î bu gerçeği göstermektedir.

Küfür Fedaisi

Bir gün, Abdusselâm İbn-i Meşiş Hazretleri, Ebu’l-Hasan-ı Şazelî Hazretleri’ne sormuş, “Yâ Eba’l-Hasan, Allah Teâlâ’ya neyle vâsıl oldun? (Yani kendi kendine bir muhasebe yaparsan bu velâyet ve kurbiyet halini hangi sıfatınla elde ettin?)”

Aşkın Bir Noktası

Aslında gönlümüz çok uzun konuşmayı istemiyor. Herkes iftar sofrasını ne kadar doğru değerlendirdiğini vicdan muhasebesiyle bulur. Burada hangi sözü söylesek yerini bulmayacak gibi geliyor. Onun yerine birkaç örnekle bu bahsi sırlayalım...

Senin Ramazanın

Kul iftar etmek için sofraya oturduğunda Allah Teala ile arasında perde yoktur. O esnada edilen dualar kabuldür. Hele o kişi muhakeme ve muhasebesini yaparak, Allah’a hamd duygularıyla gönülden yalvarırsa asla reddolunmayacak duaları yapmış demektir.

Senin Ramazanın
Bağlam

İlgili kavramlar

Eserler

Geçtiği kitaplar

Menü