Mehmed Fatih Çıtlak

Kavram

Tefekkür

12 eserde · 132 geçiş 167 sohbet ânı
Bu kavramı arşivde ara
Kitaplardan

Eserlerde “Tefekkür”

İnsanın îmân ve akâidi amellerinden zâhir olduğu gibi lisânından ve kaleme aldığı satırlardan belli olur. Akıl alâmetlerinden en önemlisi belki de ilki kelâmdır, sözdür. Kelâm varsa düşünce var, düşünce, tefekkür varsa akıl da var demektir. Bundandır ki îmân şartlarını düşünüp tefekkür eden akıl sâhipleri; önce kalbin nurû olan ilk kelime-i tevhîdle İslâm’a dâhil olur. Kelime-i tevhîd tefekküre alâmettir. Tefekkür; şuur mertebesine ulaşan akıl içindir. Aklın nûrlanmasına şuur denir.

Kırk Mektup

İşte bu arz ettiğim tefsirin az evvel bahsi geçen mevzûları nasıl cem ettiğini fark etmişsindir. Yani rûhlar âlemindeyken bile bizler tefekküre, şuurla îmâna sevk edildik. Bu sevk edilişte dahi derde tâlip olduk. İnsan derdini idrâk etmekle dermanı müdrik kılındı. Ol sebeptendir ki, mümînler o kimselerdir ki onların derdi Allah’tır(cc) ve Allah’tan(cc) ayrı kalma korkusu mânâsına gelen takvadır. Bunun karşılığındaki derman ise Cenâb-ı Hakk’a kurbiyyet ve cemâlullahtır.

Kırk Mektup

Tefekkür ise feylesoflar gibi akıl yürütmek değildir. Tefekkür; kalpteki doğru hissiyâtın aklı îkâz etmesi, aklın da bu îkâz ile kendine lâzım olan ilmi tahsil etmesi, bu ilim tahsil edildikten sonra da akılla kalbin yani Cenâb-ı Hakk’ın râzı olduğu hissiyâtla hakîkî ilmin birbiriyle nikâhlanmasının meyvasıdır.

Kırk Mektup

İbadet, taat, dinimizin tüm emirleri ancak belli bir tefekkür ve şuurla marifet meyvesini ortaya koyar. Allah Teala’ya ve Efendimiz’e (sas) kesin bir teslimiyetle inanmak, sağlam bir tefekkür ve aklın neticesindendir. Neyi nereye kadar yapabileceğinizi size aklınız, melekeleriniz gösterir. Kalben inandığınıza nasıl teslim olacağınızı da yine akıl size öğütler.

Senin Ramazanın

İşte taklitte kalarak tâbi olmanın getirdiği afetlerden birisi de budur. Çünkü taklit, tefekkürü öldürür, daha doğrusu tefekkür ve idrak olmadan tâbi olmak, hem ferdî hem içtimâî olarak birçok felâketi beraberinde getirir.

Küfür Fedaisi

Orucun insanın hilkatine uygunluğu ve Allah Teala’ya yakınlığı için nasıl bir manevi saha açtığını sadece oruçla ilgili bazı ayetleri gözden geçirerek tefekkür etmek mümkündür. Hatta muhakkak bu ayetlerin üzerinde düşünülüp tefekkür edilmelidir:

Senin Ramazanın

Hem fert hem toplum olarak düşünmeyi bir kenara bıraktık. Sathi bilgilerle oyalanır hâle geldik. Bir gün içerisinde binlerce bilgiye ulaşmanın getirdiği sarhoşlukla, öğrendiğimiz herhangi bir şey için derinlemesine düşünmeyi, tefekkür etmeyi zaman kaybı gibi görmeye başladık. Eskiden birçok insan kırk elli cümle bilirdi fakat hem ahlaklarıyla hem yaptıkları işlerle zamanlarının ve muhitlerinin abide şahsiyeti olmaktan geri kalmazdı.

Senin Ramazanın

İnsan, anlamadan, öğrenmeden nasıl düşünebilir! Düşünmeden, tefekkür etmeden nasıl konuşabilir! Evet, konuşmak varlık alâmetidir. İnsanın kemâli, nerede nasıl konuşabileceğini bilmesiyle tezahür eder. Hatta susması gerektiği anı idrak etmek esas olgunluktur.

Küfür Fedaisi
Bağlam

İlgili kavramlar

Eserler

Geçtiği kitaplar

Menü