Kavram
Meşk
Eserlerde “Meşk”
Muhterem evlâdım! Tarîkatler Allah(cc) ve Resûl(sas) yolunu muhabbetle meşk ettiklerinden bu meşklerini dahi Allah(cc) ve Resûl(sas) izninin hâricinde yapmazlar. Yani tarîkinde neyi talîm ederlerse bil ki meşrû bir sebebe mebnîdir (bir sebep üzere kurulmuştur). Meselâ; tevhîdi veyâ diğer bazı tesbihâtı çekerken yapmış olduğun vücûd hareketleri ya Hazret-i Peygamber’in(sas) fiilidir, ya onun tasdik ettiği fiillerdir veyâhut melâike-i kirâm hazerâtının pîrlere veyâ şeyhlere bizzat talîm ettirdiği fiillerdir.
Kırk Mektup ↗
Allah(cc) ve Resûl(sas) aşkını meşk için kaleme alınan bu satırları rahmetine, aşkının meşkine, rızâsına ve cemâline vesile kılsın. O kalem tutan ellerinizi Cenâb-ı Hakk nâr-ı cahimden, kabirde çürümekten hıfz u himâye eylesin. Elleriniz Resûlullah Efendimiz’in yed-i saadetinden (saadetli elinden) havz-ı Kevser’i avuçlayarak içmeye “vesile” oluversin.
Kırk Mektup ↗
Yaşlı, güzel giyimli bir bey, yanında da şöylesine bir tülbendi başına atmış ihtiyar bir kadıncağız. Tercümanın tanıtımıyla anlamış olduk ki Avusturya’da elçilik yapan bey ile hanımı, bu meclisi duyduklarında çok merak etmişler ve meşki seyretmek için gelmişler. Yukarıdan dinleyemeyecekleri için de meşk odasının köşesinde bu ortamı bizimle paylaşmışlar.
Huzur Defteri 2 ↗
80’li yılların sonuydu. Bir Pazartesi meşki. Birbirinden güzel ilâhîler, orada bulunan aşklı, şevkli cemaat tarafından okunuyor, bir yandan da mânâsı üzerinde tefekkür ediliyor. Hüseynî, uşşak makamı sonra taksimlerle neva, nihâvend. Böyle tatlı, uzun, güzel bir meşk akşamındayız. İlâhî okumaları tamamlanınca zikrullah tâlimi başlıyor. Ağır, mehâbetli bir tavırla “Haay Allah haayy”
Huzur Defteri 2 ↗
Saim Efendi Hazretleri Süleymaniye Camii baş imamlığından tekaüddür. Bu muhteşem camideki imamlık vazifesini, meşhur ebru üstadı ve hattat; Hafız Necmettin Okyay Hocaefendi’den devralmıştır. Hattat Hamit Aytaç Efendi’den izn ü icazesi vardır ama en çok hat meşkini Hattat Halim Özyazıcı Efendi’den almış ve ara sıra da Beşiktaşlı Nuri Efendi’den meşk etmiştir. Bolu’nun Taraklı beldesindendir. Fevkalade güzel ezan okuduğunu, Ali Rıza Sağman kitabında kaydetmiştir.
Fatih Hatıratı ↗
Bizim birçok hurda-i tarîkimizi yani tarîkat malumatını bire bir Fahreddîn Efendim Hazretleri’nden almıştır. Fakîr de kendisine tâlim ve meşk için meşhur Hâfız Yaşar Efendi’yi getirirdim. Aksaray’dan Hocaefendi’nin koluna girer, sohbet ederek, yavaş yavaş Karagümrük’e vâsıl olurduk. Sevim Hanım’la mevlid, durak, aşır, dînî mûsıkî ve tekke mûsıkîsini güzelce meşk edecek şekilde birkaç saat meşgul olurdu. Ders bittikten sonra fakîr hazretin koluna girer sohbet ede ede evine gitmesine refakat ederdim.
Huzur Defteri 1 ↗
Kahve içilecekse, dertleşilecekse, konu çocuk terbiyesi, âile içi sıkıntı veyâ o cemiyetin herhangi bir derdi ise bu; irfânla ve aşkla halledilirdi. Mescidde ve mektepte anlatılan ilim burada irfân lokmalarına dönüşür, rûh ve kalp bu mânâyı hazmederdi. Çocuk oturup kalkmayı orada öğrenir, mescidde hocaya, mektepte öğretmene, evinde anne-babası ve kardeşlerine, mahallesinde arkadaşlarına nasıl davranacağını bu irfân meclislerinde meşk ederdi. Nasıl meşk etmesin?
Birlik'te Sohbet ↗
İşte bundan dolayı da Cenâb-ı Hakk sayısız peygamberler, nice veliler, nice güzel insanlarla Rabb’ül-âlemîn oluşunu bizlere beyân eylemiş, ibret nazarlarımıza vermiştir. İnsandan hakikati alamayan câhilin ta kendisidir. Günümüze kadar bunca âlim, bunca ârif, nice fâzıl kimseler geldi. Hepsine bakın, bir insan terbiyesine geçtikleri için bu mertebelere nâil olmuşlardır. Başka sahalarda da bu durum böyledir.
Huzur Defteri 2 ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…