Kavram
Vird / Evrâd
Eserlerde “Vird / Evrâd”
İhsan Efendi oğlum! Cenâb-ı Hakk verilmiş olan Vird-i Settar’ın sırrına ve feyzine eriştirsin. Malûm, Vird-i Settar’ın söylenildiği gibi sabah namazından sonra okunması âdâbtandır. İstersen sabah namazını edâ eyledikten sonra malûm sünnet tesbihâtını yaparsın, duâ meyânında Vird-i Settar’ı da okuyabilirsin. Yâhut Âyet’el-kürsî okuduktan sonra doğrudan Vird-i Settar’a da başlayıp okuyabilirsin. Çünkü virdin sonunda 33 sübhânallah, 33 elhamdülillah, 33 Allahu Ekber sünnet tesbihâtı vardır. Her ikisi de câizdir.
Kırk Mektup ↗
Zîrâ tahâret ve zâhirî temizlik yapılırken dervişlerin evrâd ve ezkârda bulunmaları hiç yakışık almaz, göçmüş insana eziyettir. Kibarlık ilk önce kibriya olan Allah Teâlâ’ya lâyıktır. Madem ki evrâd, ezkâr ve tevhîd Allah(cc) kelâmı, Cenâb-ı Hakk’ın bahşettiği virdlerdir, o hâlde göçmüş olan dervişe saygı için değil, o kelâma hürmet etmek için ilk gasil ve tahâret faslında evrâd ezkâr okunmaz. Yani Hakk kelâmı ve tevhîd, gaslin kabası bitene kadar Cenâb-ı Hakk’ın kelâmına ve ezkârına ta’zîmen söylenmez.
Kırk Mektup ↗
İbadallah! (Ey Allah’ın(cc) kulları!) İşte görün, ibret alın. Şimdi siz bu fevkalâde güzel halleri görüp, yalanıp duruyorsunuz. Ama şunu unutmayın ki Fahreddîn Efendi Hazretleri kendisini tanıdığım günden beri gece namazını, ibâdetini hiç terk etmemiştir, sabah namazının öncesinde ve sonrasında okuduğu evrâd ve ezkârın da haddi hesabı yoktur. “Cennet oda” diye bilinen ve kabrinin bulunduğu yer onun ibâdethânesi, halvethânesi idi. Kabrinin üzerinde yedi sene hep zikir, evrâd, tesbih ve namazla meşgul olmuştur.
Huzur Defteri 2 ↗
Hazret-i Pîr Seyyid Yahya Şirvanî Efendimiz’e gelince... Bu zâtın, Halvetiyye’nin bütün kollarına tesir etmiş “Vird-i Settar” isminde, kendisine verilen meşhur evrâd-ı şerîfesi bütün Halvetî kollarında halîfe menzilinde olanlar tarafından okunmaktadır. Halvetîlik, Hazret-i Pîr Ömer’ül-Halvetî Efendimiz’den neşet etmiş, lâkin Seyyid Yahya Şirvanî Hazretleri Halvetîyye’de ikinci pîr olarak kabul edilmiştir. Kabr-i şerîfi Bakü’de kal’a içindedir. İşte bu nutukta her seherde evrâdının okunduğuna işâret edilmektedir.
Kırk Mektup ↗
Burada Fahreddîn Efendi(ks) Hazretleri’nin bu husustaki görüşünü zikretmeden geçemeyeceğiz: Bir insan tabiî ki bir işverenin yanında vazifeli olabilir; fakat bu vazife ahlâka, dine, dinin izzetine, insanlık şerefine ve haysiyetine uymayan bir iş ise bu böyle olduğu halde o kişi; “Ben işçiyim, ben memurum, ne yapayım, vazifeliyim!” diye bahane uyduruyorsa ancak nefsine ve şeytana uşaklık etmiş olur. O artık orada çalışmıyordur, işverenin kölesi olmuştur.
Huzur Defteri 1 ↗
İskenderpaşa Camii’nin resmi imam ve hatibi, el-Hac Hafız Mürşid-i Agah Mehmet Zahit Kotku Hazretleri’ydi. Resmiyette imam, aynı zamanda manevi olarak da dönemin en kıymetli önderlerinden, manevi mürebbilerinden biriydi. Mehmet Efendi Hazretleri bir Cuma namazını Ayasofya Camiinde kıldıktan sonra, vilayet karşısındaki Fatma Sultan Camii yanında bulunan Gümüşhanevî Dergâhı’na gider. Ömer Ziyaüddin Dağıstanî Hazretleri’ne intisab edip, talebe olur.
Fatih Hatıratı ↗
Hanımlar, tarîkatta telkin edilen bütün isimleri, yani zikir ve virdleri erkeklere verildiği şekliyle çekebilirler. Meselâ bir tarîkin ders tertibinin on iki esmâ ile tamamlandığını düşünelim. Bir derviş nasibinde varsa nasıl bu dersleri görebiliyor ve bu zikirleri çekebiliyorsa aynen dervişeler de yolun âdabı ve erkânı içerisinde nasibe ve emr-i mânevîye göre bu dersleri görebilir. Hatta hanım, şeyh makamına işâret eden ‘şeyhalık’ rütbesini de alabilir.
Aşkın Bir Noktası ↗
“Mum Bey” yahut “Mum Beyi” denilen bu zat Fatih Câmii’nin avlusunu ve şadırvanını mesken edinmiş. Kendisine göre bir vazifesi var lâkin insanlar bu vazifeye pek akıl sır erdiremiyor. Dedik ya adam meczup.
Huzur Defteri 2 ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…