Eser
Fütûhât-ı Mekkiyye
Eserlerde “Fütûhât-ı Mekkiyye”
İstanbul’daki camilerin her birinde ayrı bir tecelli vardır. Her mescit ve camide bulunan mânevî güzelliklerin yanında ayrıca bazı mescit ve camiler husûsî tecelliyâtın mazharı olan mekânlar haline gelmişlerdir. İstanbul’un mânevî mimarları olan zatlar bazı ifşaatta bulunmuşlar. Efendimize(sas) yakın olmak, Medine-i Münevvere’yi ziyaret etme sırrına ermek muradı için Eyüp Sultan Camii’ni işaret etmişler. İlim tahsilinde sıkıntı ve zorluk çekenlere Fatih Camii’ni;
Nur Kandili ↗
Kişiye fütûhât nasîp olduktan sonra kalbindeki putlar bir bir o aşkın ve nûrun tesiriyle yıkılır hatta yanar gider. Tevhîdin nûru bir gönülde bir kez doğdu mu, o kişide artık ebedî olarak şirk hâli zuhûr etmez. Amma burada bir sır vardır. Bu sırrın îzahı da Fahr-i âlem Efendimiz’in(sas) veda haccında beyân ettikleri sırdır. O fasîh’ül-lisân Efendimiz(sas) insanlara buyurdular ki “Artık şeytan bu beldede ve Kâbe’de ebediyyen putlara tapılmasından, şirk koşulmasından ümidi kesmiştir.
Kırk Mektup ↗
Bu salâvat-ı şerîfeyi Hocaefendi çok tekrarlatırdı. Sıkıntı ve darlık anında bunu okuyan insanların, peygamberlerin rûhâniyetinden himmet ve feyiz aldıklarına işaret ederdi. Seneler sonra anladık ki Hocaefendi Hazretleri, halakasında bulunan birçok tarîkten ve tasavvuf meşrebinden seyr u sülûkta tıkanmış olan kimselere bu salâvat-ı şerîfeyle yardımcı olmuş ve gene erbabının anlayacağı şekliyle söylersek seyr u sülûkunda birazcık ilerlemiş olan sufilere, ilerki makamlar için yol açmaya vesile olmuştur.
Nur Kandili ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…