Mehmed Fatih Çıtlak

Kavram

Tecellî

12 eserde · 391 geçiş 456 sohbet ânı
Bu kavramı arşivde ara
Kitaplardan

Eserlerde “Tecellî”

Nur-ı Muhammedî’yle tanışan insanın, kendisine bahşedilen bu nimetin şükrünü edâ edebilmesi için cehd ve gayret etmesi lâzımdır. Hakk’ın tecellîsini istiyorsa o tecellîyi görmesine mâni olan perdeleri bir bir açmaya ve o hicaplardan kurtulmaya çalışması gerekir. Ne zamana kadar? Hakk’ın bizzat tecellîsi erişene kadar... Yoksa öyle ufak tefek neşelere yahut oyalamak için verilen bazı hallere takılıp kalınmamalı. Tam tecellîye mazhar oluncaya kadar o eşikte sâbitkadem olmalı.

Aşkın Bir Noktası

Hak âşıkları Cemâlullah Kâbesi'ni her an tavâf etmedeler; onlar için melâike-i mukarrabînin arşta tavâf etmekte oldukları Beyt-i Mâmûr ve hacıların tavâf ettiği Kâbe olmasa bile, her an Allah'ın cemâli hâzır ve nâzırdır. Zâten Allah buyurmuyor mu Bakara Sûresi'nin 115. âyetinde: “Ve lillahil meşriku vel mağribü fe eynemâ tüvellû fe semme vechüllah -Doğu da batı da Allah'ındır. Nereye dönerseniz dönün Allah'ın vechi oradadır;

18 Beyit Dinle

Senin kendince yaşadığın tecellîlerin hepsi daha evvel de söylediğim gibi sendeki özel zuhûrâttır. Tecelli ayrı bir şey zuhûrât ayrı… Menzillerde oyalanmayasın. Zîrâ yolcu yolunda gerek pek kıymetli, İhsan Efendi oğlum…

Kırk Mektup

Cenâb-ı Hakk’ı tesbih edenler adedince, Cenâb-ı Hakk’ın fazlı, rahmeti ve ilmi adedince, Hakk Teâlâ’dan gâfil olanların nefisleri ve nefesleri ve günâhları adedince, cümle mahlûkatın ve onlarda tecellî eden hilkat hesabınca ve miktarınca, tecellî-i sıfat ve tecellîyat-ı ef’al adedince Rabb’ül-âlemîn Allah Teâlâ’ya, hamd ü senâ…

Kırk Mektup

Bazen mânevî tecellîlerin güzelliğinden korkuya kapılmak da dervişlerde görünen hâllerdendir. Meselâ size mânâ âleminde gösterilen dört büyük meleği müşâhede etmeniz ve korkuya kapılmanız; hem bu tecellîye takılıp kalmanızdan dolayı, hem de bunun korkusuyla meşgul olmanızdan dolayı sizi daha sonraki tecellîlerden alıkoyar. Değil geçmişteki çirkinliklere takılmak, mâzide kalan güzellikleri dahi devâmlı yâdına getirmek kişiyi yolda yavaşlatır.

Kırk Mektup

Bu tecelliyat erişmedikçe kişi halden hale geçse de ebedî vuslat makamına ulaşamaz. kemâl derecesindeki o tecellîye mazhar oluncaya dek hiçbir hal ve tecellîye takılıp kalmamalı dâima o cemâl zevki ve nur-ı Muhammedî’yle hep daha ilerisine intikal etmelidir. Nihâyetinde nihâyet yoktur. Ne zaman ki zâten kendisine âit olan canı ve irâdeyi senden alır ve sende râzı olduğu irâdeyle tasarruf etmeye başlar işte o zaman kulluk zevkinin en güzel demine mazhar olursun.

Aşkın Bir Noktası

Mesnevî-i Şerîf'in önsözünde, Çelebi Hüsâmeddîn hakkında zamanın Bayezid'i, asrın Cüneyd'idir diyecek kadar büyük övgülerde bulunduğunu kaydetmiştik Mevlânâ Hazretlerinin. Bu sözler arasında bir çelişki yok mu, sorusu akla gelebilir. Cenâb-ı Hakk'ın hiçbir kuluna tecellîsi diğer kulu ile aynı olmaz. Çünkü Cenâb-ı Hakk her an yeni bir oluşta, yeni bir şe'ndedir. Ondan dolayıdır ki Hz. Mevlânâ'nın tam muhatabı olan Hz. Şems-i Tebrizî'de ayrı ve başka tecellîler, yine Hz.

18 Beyit Dinle

Burada işaret edilen Hazreti Musa aleyhisselamın Cenab-ı Hakk’ı görmeye layık olmaması değildir. Aslolan sebeplerin üstünde ve alemlerden müstağni olan Hazreti Allah’ın yarattıklarının kaydıyla, tecellisinin sınırlanmayacağına işarettir. Madem ki o Allah Teala’nın zat, sıfat ve efalinin hakikatini hiç kimse hakkıyla bilmeye muktedir değildir, o halde kişi Hakk’ın zat tecellisini murada uygun isteyebilmekten de acizdir. İstenilen aciz değil lakin isteyen, o zata karşı acizdir.

Beyaz Mercan Siyah İnci
Bağlam

İlgili kavramlar

Eserler

Geçtiği kitaplar

Menü