Zât
Hz. Muhammed (sas)
Eserlerde “Hz. Muhammed (sas)”
Burada bir incelik daha vardır. Peygamberlik görevi ile görevlendirilen yüce kişilerin görevi iki türlü îzah edilir. Îtikat ve inanış bakımından hiçbir ayrılık olmamasına rağmen bazılarına ‘nebî' bazılarına ‘resûl' denir. ‘Resûl', îtikatta değil ama amelde ve hükümler bakımından yeni bir tebliğ sunan peygambere; ‘nebî' ise daha önceki bir peygamberin tebliğini aynen yineleyen peygambere denir.
18 Beyit Dinle ↗
Kalp nazargâhı ilâhîdir. Allah Teâlâ bir müminin kalbine nüzûl edebilir. Bu sebepten kulluğa yakışan tevhîd lâfızla, yaratılışta Allah Teâlâ’nın zikri olan ‘Muhammedün resûlullah’ da kalp ile ifa edilerek kalp âyinesi cilâlanır. Sidretü’l-müntehâ’yı ötelerin ötelerinde arayanlar bilsinler ki aslında Sidretü’l-müntehâ’dan öte o âlemin ilk basamağı, onlara bir kalp kadar yakındır. Zîra yere göğe sığmayan Hz. Allah bir müminin kalbine nüzûl eder. Elbette hakîkî mümin olan Hz.
Aşkın Bir Noktası ↗
Bu hayat dershânesinde ilk ders ve telkin, kelime-i tevhîddir. Kelime-i tevhîdin ikinci kısmı, kelimenin ruhunu barındırır. ‘Muhammedün resûlullah - Allah’ın elçisidir Muhammed(sas). ‘Lâ ilâhe illâllah’ kelimesinde Cenâb-ı Hakk ulûhiyetini, yani Allahlığını ilân eder. Fakat bizlerde nasıl bir Allah fikri ve îmânı oluşması gerektiğini bildiren cümle ‘Muhammedün resûlullah’ta gizlidir. Sadece bununla da kalmaz, o Allah’a kulluk bilinci, yani ubûdiyet bu ikinci kısımla belirginleşir.
Aşkın Bir Noktası ↗
Nübüvvet ağacının tohumu da nur-ı Muhammedî’dir.Efendimiz’in nuru evvel yaratılmıştır. Kendisi, yani zâtı, ahlâkı ve pak cismiyle peygamberlerin sonuncusu olarak gelmiştir. Bütün peygamberlerin evvel, Peygamberler Sultanı’nın(sas) en son gelişi bizi şaşırtmamalıdır. Bu Allah Teâlâ’nın âdetidir. Çünkü peygamberlik ağacının tohumunun atılmasından murad, bu nübüvvet ağacının en mükemmel mârifet meyvesi olan Hz. Fahr-i Âlem’in kendi güzelliğinin görülmesidir.
Aşkın Bir Noktası ↗
Peygamberlerin sıfatları vardır. Peygamberlik sıfatlarından biri de ‘emânet'tir. Resûl-i Kibriyâ Efendimiz risâletlerini ilân buyurmadan evvel dahi ‘Muhammedü'l Emîn' lakabıyla anılıyorlardı. Kendisine emniyet edilen, güvenilir, inanılır, etrâfa ondan zarar gelmeyecek bilâkis fayda gelecek olan “Muhammedü'l Emîn” Hicret sırasında, Hz. Peygamberimizin birtakım emânetleri Hz. Ali'ye bırakarak ve bu emânetlerin sâhiplerine teslim edilmeleri emrini vererek, Hz.
18 Beyit Dinle ↗
Şu da unutulmamalıdır ki kendisinden evvelki bütün peygamberleri tasdik eden ve Hazret-i Âdem(as)’den kendisine kadar, Allah Teâlâ’nın indirmiş olduğu bütün kitap ve hükümleri, bozulmamış öz hâlinde temsil eden son nebî, Hazret-i Muhammed(sas)’dir. Efendimiz(sas)’den sonra kıyamet sabahına dek gelecek olan bütün insanlar ümmet-i Muhammed’dir.
Küfür Fedaisi ↗
“Nebî” kelimesini büyük âlimler: “Kalbine ilham yoluyla yâhut Cebrâil vâsıtasıyla haber gelen yâhut sâlih rüyâ ile tenbih edilen kimseler” diye târif ederler. (Seyyid Şerîf-i Cürcânî gibi) Bütün peygamberler ve bu peygamberlere uyan büyük velîler sâlih rüyâ görmüşlerdir. Sâlih rüyâ için “Nübüvvetin kırk altıda biridir.” denir (kırkta biridir diyenler de vardır). Bunun sebebi şudur: Resûlullah Efendimiz yirmi üç senelik peygamberlik hayâtı müddetinde 6 ay sâlih rüyâ görmüştür. (Ve Hz.
18 Beyit Dinle ↗
Güzel evlâdım! Enbiyâ yani peygamberlerin hepsi rûhlar âleminde seçilir. Bir adam çalışmakla, muntazam bir hayat sürmekle, şu sebepten bu sebepten peygamber oluvermez. Elma ile armut değil ki bu! Nebîlerden bahsediyoruz. Peki “Kırk yaşında peygamber oldu.” demekle ne kastedilir? Buradaki kasıt Peygamber Efendimiz’in(sas) nübüvvetinin kırk yaşındayken ilân edilmesidir. Yoksa “Kırk yaşında peygamberlik geldi.” demek ahmakça bir sözdür. Efendimiz(sas) saadetle buyurdular:
Kırk Mektup ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…