Mehmed Fatih Çıtlak
⌕

Yer

Arafât / Minâ

6 eserde · 17 geçiş 132 sohbet ânı
Bu kavramı arşivde ara →
Kitaplardan

Eserlerde “Arafât / Minâ”

“Gönenli Hocaefendi Perşembe günleri akşam namazını çok kere İskenderpaşa Camii’nde kılar ve Zahid Kotku Hocaefendi’yle namazdan sonra buluşurlardı. Diğer buluştukları mekân her sene hac mevsiminde Arafat ve Mina idi. Arafat duasında Mehmed Zahid Kotku Hazretleri’nin Arapça duasından sonra, Gönenli Hocaefendi Hazretleri Türkçe duaya devam ederdi. Aklımda kalan ve bende çok derin izler bırakan hatıralardan biri de Mehmed Zahid Kotku Hazretleri’nin ‘Ya Rabbi!

Nur Kandili ↗

İslâm medeniyetinin bizdeki şehir yansımasında tam orta yerde ve merkezde câmii vardır. O câmii cemaatine mensup kişilerin, evlerinden sokaklarına çıkar çıkmaz ya minâresini ya bahçesini ya duvarını gördükleri bir mescidleri muhakkak bulunur.

Huzur Defteri 2 ↗

Hicrî 1129/1716 senesinde Arefe Günü, hacılar Arafat’ta iken Hazret-i Pîr, Süleyman Veliyyüddîn ve Hüsameddîn-i Merdî Efendilerimizle beraber Mustafa Muslihiddîn Dergâhı’na gitmek üzere ikindi vakti Karagümrük’ten hareket ederler. Bu arada şöyle bir malûmatı daha arz etmiş olalım:

Huzur Defteri 1 ↗

Hazret-i Âdem aleyhisselâm tövbesinin kabul olduğu müjdesini, Hazret-i Havva vâlidemizin nerede olduğunu ve Arafat’taki buluşmalarını Cenâb-ı Hakk’tan gelen haberle öğrendi, yani rüya ile. Bu peygamberlerin isimlerini analım ki salihlerin anılmasıyla Cenâb-ı Hakk’ın rahmeti iner. Bu zatları zikretmek ve yâd etmek rahmete, sadırlarımıza feyiz ve berekete vesile olur.

Rüya Risalesi ↗

Oradan hemen bu mekânın yaşanılır hâle gelmesine, mahalle olmasının vesilesi câmii işe buluşur gözlerimiz. Mahallenin câmisi, mescidi, mânevî bir şemsiye ve nûrdan bir bekçi gibi hem halka hem Hakk’a açık, en güzel evdir. Orada bulunan evlerin konumu mescidin görünümünü de perdelemez. Hangi sokağa girsen ya bu tarafında ya şu tarafında mescidin duvarıyla buluşur gözler. Olmadı biraz başını kaldırdığında mescidin minâresi ve alemiyle teneffüs eder rûhlar.

Birlik'te Sohbet ↗

Nasıl heyecanlanmayalım ki? Orada buluşanlar hepimiz için duâ eder ve ismini, ırkını, devletini bilemeyeceğimiz binlerce insan tüm Müslümanlar için gözyaşı dökerler. Arafat sahrasında, Arefe günü en az 4-5 milyon kişi “Yâ Rabb’i! Beni, anne-babamı ve tüm Müslümanları affeyle, mağfiret eyle, cennetine dâhil eyle, tüm Müslüman ülkelere dirlik, düzen nasip eyle, korktuklarımızdan emin eyle, evlatlarımızı, vatanlarımızı, cümle Müslümanları sen muhafaza eyle!” diyerek ağlayıp, yakarıp, Allah Teâlâ’ya duâ ederler, duâlar…

Birlik'te Sohbet ↗

Millet bu sözü duyduğunda bir adamın şeyhle arasında ne kadar çile olur diye düşünür. Hâlbuki bilmez ki dervişliğin seyr u sülûku hacc-ı ekber yoluna çıkıp tekrar vatanına dönmek gibidir. Eziyeti Kâbe’de, Arafat’ta şeytan yapmaz ki... Bütün cefâyı yol arkadaşlarından, tavafta, sa’yda seni tahammüle zorlayanlardan ve hiç bırakmayan nefsinden görürsün. Buna sabır lâzımdır. ‘Ben yaparım.’ diyen bir adam yayan kalır.

Aşkın Bir Noktası ↗

“Seksen üç yaşındaki hocam, hac esnasında oldukça yorgundu. Müzdelife’den Mina’ya gidiyoruz. Bir cipteyiz. Cipte hocamın çok sevdiği insanlardan Cevat Aksoy Hocaefendi, o sırada Mekke-i Mükerreme’de talebe olan, oğlu Abdullah Aksoy Hocaefendi gibi kimseler de vardı. Bindiğimiz cip birden istop etti. Benzini bitmişti. Etraf çok kalabalıktı, arabalar insanlar... Etraf mahşer gibi… ‘Ne yapacağız?’ diye düşünürken yan taraftan biri seslendi. Fatih Koleji’nden bir öğrencimiz ‘Ne oldu bir arıza mı var?’ diye soruyordu.

Nur Kandili ↗
Bağlam

İlgili kavramlar

Eserler

Geçtiği kitaplar

Menü