Kavram
Kabir / Berzah
Eserlerde “Kabir / Berzah”
Öldü zannedilerek kabre konulan yahut cenâze işlemleri yapılırken kurtulanların ekserisi Müslümanlardır. Çünkü bizim sünnet üzere icra ettiğimiz defin, cenâze gasli, kabre konuluş âdâb ve erkânı o kadar ince detaylarla ve hikmetlerle îfâ edilir ki kabrin dışında kalana da, kabrin içinde bulunana da hem hayat hakkı hem de ibretle gözleme fırsatı bahşeder. Kabirde bir Müslüman dirilse sesini duyurabilir, üzerindeki tahtaların boşluğunda nefes alabilir, gücü kuvveti varsa kabirden bile çıkabilir.
Huzur Defteri 2 ↗
Evlâdım! Enbiyânın(peygamberlerin), sıddıyklerin, şehitlerin ve bazı sâlih kulların cesetlerini yemek toprağa haram kılınmıştır. Enbiyânın kabirleri onlara bir nev’î halvethâne gibi olmuştur. Şunu da unutmayasın ki iki cihan serveri, imâm’ül-enbiyâ Hazret-i Muhammed(sas) Efendimiz’in kabri bellidir. Diğer enbiyânın hiçbirisinin kabri kat’i değildir (orada kabirleri olduğu kesin değildir).
Kırk Mektup ↗
Edep üzre kabristana kadar gelinir. Cenâze konulmadan evvel kabre kına dökülür. Kına haşerâta da mânidir, ayrıca kabrin içerisindeki çürük kokusunu da alır. Kabristana dikilen serviler de böyledir. Toprağın altında ne kadar çürük kokusu varsa servi ağacı bu kokuyu bünyesine hapseder, koku dışarı neşet etmez. Bu malûmât da hatırınızda bulunsun.
Kırk Mektup ↗
Geçmiş zamanlarda adını bilemediğimiz bir yerde birisi ölmüş fakat göçmeden evvel acâyip bir vasiyette bulunmuş. Ölümden çok korktuğunu, bilhassa ilk gece kabirde bulunmaktan çok endişe ettiğini söyleyen adam, mirasının üçte birinin kabre girdiğindeki ilk gece onunla beraber kabirde bekleyecek adama verilmesini vasiyet etmiş. Kim girer kabre diri diri? O bölgede yaşayan hamalın biri...
Huzur Defteri 2 ↗
Bu kilise yapıldıktan sonra oradaki Hıristiyan cemaat Hasan Baba hayattayken hep köpeklerine azık taşımışlar. Hasan Baba’nın kabri Edirnekapı hâricinde, maktul Şeyh’ül-islâm Ârif Efendi mescidi’nin yakınlarındadır. Bu zâtın kabrinde iki kabir taşı vardır. Baş kısmını Müslümanlar dikmiş, ayak ucundaki nişâneyi de Hıristiyan cemaat yapmıştır. Cumhuriyet’ten sonra da Edirnekapı civarında bu Hıristiyan ailelerden kimseler mevcuttu.
Huzur Defteri 2 ↗
“Kabristanın önünden geçerken, oradaki mezar taşlarını, ağaçları, çalı-çırpıları mezarlıktan sana seslenenlerin el sallaması ve işâret etmesi gibi gör. Onlar der ki ‘Ey toprak üzerinde yürüyen adam! Sakın akıbetini unutma. Mazeretlerin, işlerin, dostların, sevgililerin, mal ve mülkün bittiği bu hâli aklından çıkartma. Hey yolcu! Bize bak ve kulak ver. Yapman gereken iyi işleri sonra yaparım diye tehir edip durma. Biz de öyle zannettik ama bak halimize. Ölüm geldi çattı, hiç birisini yapamadan bu kabirlere girdik.
Birlik'te Sohbet ↗
İşte peygamberlere yakîn ve vâris olan zâtlar derecelerine göre kabirlerinde cesetleriyle berâber durmaktadır. Meselâ Hazret-i Hamza(ra) Efendimiz ile bazı sahâbîlerin Uhud’daki naaşları çürümemiştir. İslâm tarihi kaynaklarında Hazret-i Hamza’nın(ra) nehre yakın olan kabrine su taşkını olması sebebiyle nakledilmek üzere kabrinin açıldığı, cesedinin aynen durduğu hatta nakledilirken bir yere mübarek ayağının çarpmasıyla, ayağından kan aktığı şâhitlerle zikredilmiştir.
Kırk Mektup ↗
Hocam ikindi ezanı biter bitmez, kabristana gelmişti. Vefakâr arkadaşı, ehl-i zikir Abdurrahman Gürses Hocaefendi Hazretleri, Mahmud Efendi Hazretleri ve diğer hocaefendiler, Hocam’ı kabrine sırlamaya hazırlanmışlardı. Vazife yerine getirilirken Abdurrahman Gürses Hocaefendi kabir başında duaya başlamıştı.
Fatih Hatıratı ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…