Kavram
Ölüm
Eserlerde “Ölüm”
“Ben gençken ölümü cihâna veda etmek olarak telakki ederdim. Öldüğümde bu dünyadan göçüp, nîmetleri kaybedeceğimi zannederdim. Ölüme doğru kim isteyerek gider? Ejderha karşısında kim çıplak durur? Lâkin Efendimiz(sas)’in nûruyla artık ölümü bu dünyadan kurtuluş olarak görüyorum. Bu dünya âdi bir nesne... İnsanı aşağıya çektiği için de adına ‘denî’ kelimesinden gelen ‘dünya’ denilmiş. Hakîkat Şâhı’nın ordugâhını, Hakk nûru askerleriyle dolu olarak görmekteyim.
Beyaz Mercan Siyah İnci ↗
Îmânımız varsa ölüm âhirete doğuş, tahsili tamamlayıp hayata atılmaktır. Hatta bu doğumu gerçekleştiren vazifeli ebenin adı “Azrail”dir. Dünyanın rahminde, o rahmâniyyetin tecelli ettiği yerden alır, bu dapdaracık dünya âleminden Âdem çocuğunu âhiret yurduna götürür. İnsanlar âhiret yurdu için hazırlık yaptılarsa ölüm meleğini çok güzel görürler, Allah(cc) muhafaza hazırlık yapmadılarsa durum çok vahim olabilir.
Birlik'te Sohbet ↗
Bize bahşedilen imanın ve üzerimizdeki din mükellefiyetinin sırrı “kıyamet günü”, “ahiret günü” aşikâr olarak ortaya çıkacaktır. Mümini de münkiri de dünyadaki esrarın hikmetlerine şahit olacaktır ama oradaki şehadetin kişiye faydası yoktur. Kişi burada şehadet edecek ki ahirette vuslat bulsun. Burada görecek ki ahirette de görebilsin, kör olmasın. Burada alaka, muhabbet sırrına erecek ki orada sevdiğine kavuşabilsin. Burada Allah’tan korkacak ki ahirette ona “Korkma!” denilsin.
Senin Ramazanın ↗
Örneğin; “Ölümü gör.” tâbiri günümüzde pek çok kişi tarafından “Öldüğümü gör.” anlamında kullanılmaktadır. Hatta mevzuyu “Ölümü öp!” diyecek noktaya getirenler de bulunmakta. Halbuki aslına bakıldığında bu tâbir “Yaptığın işe dikkat et, ölüm var, ölümün olduğu gerçeğini gör, bu minvalde hareket et.” mânâsına gelmektedir.
Birlik'te Sohbet ↗
Efendimiz(sas) bizlere ölümün ne kadar büyük bir nasihatçı olduğunu “sessiz vâiz” beyânıyla duyurmaktadır. Betahsis (hususiyle, hâssaten) evliyâullahın ve Cenâb-ı Hakk’a gönül vererek yaşayanların âhirete intikalleri en tesirli vaaz ü nasihattır. “Âlimin ölümü âlemin ölümüdür.” buyuran Efendimiz(sas) bu hakikate ne güzel ve ne kadar zarif dikkat çekmiştir.
Huzur Defteri 2 ↗
“Ben gençken ölümü bu dünyaya veda etmek gibi görürdüm. Ölümü böyle gören kimse niye onu ister? Ejderhanın önüne kim korunmasız çıkar? Fakat Hazret-i Peygamber’in(sas) nuruyla ben artık bu fâni dünyaya bağlı ve ona boyun eğen biri değilim. Kim ölümü tehlike olarak görürse ‘Kendinizi tehlikeye atmayın.’ âyeti onun içindir. Fakat birisinin nazarında ölüm hakîkat kapısının açılmasına vesile olursa ona ‘Haydi, çabuk ölün!’ emri gelir.”
Birlik'te Sohbet ↗
İşte bu hadisenin gerçekleşeceği gün, sabah namazına çıkarken Hz. Ali (k.v.) Efendimiz yanında korumalığını yapmak için bulunan evlatlarına, ‘bu sabah benimle gelmenize gerek yoktur’ buyurur. Hz. Hasan (r.a.) ve Hz. Hüseyin (r.a.) Efendilerimiz, ‘ama babacığım biliyorsunuz ortam çok kötü, düşmanlarınız sizin canınıza kastetmek için bir tuzak tertiplemiş olabilir' deyince, Şah-ı Veli (r.a.) Efendimiz o müthiş sözü söyler: “Ecelden daha iyi bir koruma yoktur.
Beyaz Mercan Siyah İnci ↗
Senin de ölümü çirkin görmen, kendi çirkinliğinden, nefsinin korkutucu halinden kaynaklanır. Sen o nefsinle yüzleşmek istemediğin için ölümden korkar, köşe bucak kaçarsın. Çünkü ölüm senin mevhum varlığının son bulması, sahte olmayan kesin netice veren bir şehadet mahallidir. Gördükten sonra bir daha dönüp kendini düzeltme imkanı bulamayacağın son aynadır. Ondan sonra istiğfar etmenin kişiye hiçbir faydası olmaz.
Beyaz Mercan Siyah İnci ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…