Mehmed Fatih Çıtlak

Kavram

Halîfe / İcâzet

8 eserde · 156 geçiş 1 sohbet ânı
Bu kavramı arşivde ara
Kitaplardan

Eserlerde “Halîfe / İcâzet”

İmam Ali(ra) Efendimiz’in dört halîfesi vardır. Bunlara “çâr-ı yâr-i Ali” denilir. Hazret-i Ali kerremallahu vechehu, kendisinden evvelki üç büyük halîfenin (ki onlar Hazret-i Ebu Bekir es-Sıddıyk(ra), Hazret-i Ömer el-Faruk(ra), ve Hazret-i Osman Zinnureyn(ra) Efendilerimizdir) halîfelerinin kendisine biatına müsaade etmiş, böylece bu üç halîfenin halîfeleri de Hazret-i Ali’ye intisâb etmişlerdir.

Kırk Mektup

İmam Ebû Yusuf Hazretleri, -ki İmam-ı Âzam Hazretleri'nin hem en yüksek öğrencisi ve hem de Hanefî fıkhında ikinci müçtehittirHalîfe Hârun Reşid zamanında başkadı idi. Kendisine halîfe bir suâl sorduğunda: “Bunu bilmiyorum.” dedi. Araya saray görevlilerinden biri karışıp: “Halîfe sana bu kadar çok para veriyor, ama, sen bilmiyorum diyorsun. Olur mu?” deyince İmam Ebû Yusuf: “Halîfenin bana verdiği para bildiklerimin karşılığıdır.

18 Beyit Dinle

Dolayısıyla Hazret-i Pîr’in birinci, ikinci ve dördüncü halîfesi Karagümrük’te, Hazret-i Pîr’in türbesinde medfûndur. Üçüncü halîfesi İstanbul Eyüp Sultan’da, beşincisi Musul’da, altıncısı Tekirdağ’da cami-i kebîr çevresinde, (Mustafa Tekfurdâğî Hazretleri’nin kabrini zamanında bir evin bahçesinde keşfetmiştik. İkazlarıma rağmen bakılmadı, bir alem, bir mermer konulmadı. Şu anda orada belediye hizmet binası bulunuyor. Kabir de böylelikle kayboldu.) yedinci halîfesi ise Bursa’da medfûndur.

Huzur Defteri 1

Beşinci halîfesi, Yunus-i Muslî Hazretleri’dir. Musul’da kendi tesis ettiği dergâh-ı şerîfte medfundur. Önceleri Dersaadet bedesteninde tüccar iken Hazret-i Pîr’den zâhir olan kerâmât-ı aliyye ile intisâb edip hilâfetlerinden sonra memleketi olan Musul’da irşada memur kılınmıştır. Musul’da hacıların Yunus Peygamber diye ziyaret ettiği bir yer vardır. Esasında orası Yunus Aleyhisselâm’ın değil, Hazret-i Pîr’in halîfesi Yunus Efendi’nin kabridir.

Huzur Defteri 1

Bir kere asr-ı saadette ehl-i beyti aşk derecesinde seven kişilerin başında bizzat bu halîfeler gelmektedir. Ayrıca “Bu üç halîfeyi en çok seven zât kim?” diye sorulsa, el cevâb dördüncü Halîfe Hazret-i Ali’dir(ra). Bu ahmak ve terbiyesiz insanlar sadece Hazret-i Ali(ra) Efendimiz’in ve diğer imamların çocuklarının isimlerini bilseler bu alçaklıktan vazgeçmeleri îcâp ederdi. Öğrenmemeleri;

Kırk Mektup

Abdülazîz Zihnî Efendi’nin halîfelerinden Sertarîkzâde Dergâh-ı Şerîfi Şeyhi Sertarîk Ali Efendi el-Cerrâhî’nin halîfesidir. Âsitâne-i Hazret-i Pîr’in cümle kapısından girildiği vakit kapının hemen arkasında, etrafı demir mahfazayla çevrilmiş bir tâc-ı şerîf durur. O yeri yaptıran zât Şükrü Paşa’dır.

Huzur Defteri 1

Ayrıca, Mesnevî öğretisinde yetkili olan -kendisi Mevlevî olsun olmasınMesnevîhanlık da, kendine özgü bir icâzet sistemiyle asırlarca devâm edegelmiştir. Mevlevîlik geleneğinde Mesnevîhanların önemine işâret etmek üzere Mesnevîhanlara tıpkı Mevlevî şeyhleri gibi destâr-ı şerîf ve icâzetnâme verilir. (Mesnevîhan destârı genellikle beyaz renkte sikke-i şerîf'in üzerine sarılır.)

18 Beyit Dinle

Bu sebeptendir ki, tasavvuf tarîkinin ferâset sâhibi şeyhleri bazı hadîs-i şerîfleri husûsî mürîdlerine veyâ halîfelerine mektuplarında, icâzetnâmelerinde kaydederek nakletmişler, umûma bu sözleri ilân etmemişlerdir. Efendimiz’in(sas) ashâb-ı kirâmından bu zamana gelinceye kadar birçok meşâyih bazı hadîs-i şerîfleri icâzeden icâzeye naklederek sâliklere aktarmışlardır. Hatta bu hadîs-i şerîflerin bir kısmı meşhur kitaplarda mevcut değildir.

Kırk Mektup
Bağlam

İlgili kavramlar

Eserler

Geçtiği kitaplar

Menü