Kavram
Kurban
Eserlerde “Kurban”
Madem ki kurban Allah’a(cc) yaklaşmaktır, ne başkalarına gösteriş yapmak için kurban kesilmelidir ne de bozuk niyetli insanlarla Allah’ın(cc) bize emreylediği bu kurban ibâdeti zedelenmelidir. Muhakkak âile büyükleri hayattaysa ziyâret edilmeli, âhirete göçtülerse kabirlerine uğranıp duâ edilmeli, ibret alınmalıdır. Kurbanın ne olduğunu hiç düşünmeden yapmamak îcâp eder.
Birlik'te Sohbet ↗
Kıymetli dostlar! Madem ki kurban Allah’a(cc) yakınlıktır, o hâlde Allah’tan(cc) uzaklaşacak fiilleri bu günlerde işlemek çok büyük hatadır. Kurban bayramı diye içki âlemleri tertip etmek, gayr-i meşru eğlencelerle aklımızı, fikrimizi hatta îmânımızı gidermek asla kurban bayramıyla îzâh edilemez yanlışlıklardır. Unuttuğumuz değerleri hatırlamak, sahip olduğumuz değerleri yaşatmak için fırsattır kurban.
Birlik'te Sohbet ↗
“Sübhâne rabbiye’l-azîm.” diyerek “Ya rabbi! Senin azametin ve inayetin olmaksızın ben bu emaneti taşıyamam.” şuuruyla, niyaz ve arz-ı hâli Hak Teala tarafından kabul edilir. “Semi‘allahu limen hamideh.” diyerek aklını, benliğini kurbana hazır olduğunu, kulluk şahsiyeti ile ayağa dikilerek gösterir. Namazdaki ilk kıyam, Hakk’ın huzurunda kullukla ayakta durmaktır. Rükûdan kalkarak kıyam etmek ise kulun hakla ayağa kalkmasıdır.
Senin Ramazanın ↗
Kurban bayramının hâricinde kesilip de yediğimiz et ile bu bayramda kurban edilen hayvanın eti arasında renk ve şekil olarak bir fark yoktur. Fakat hâlis bir niyetle can vermekle, herhangi bir şekilde canını yitirmek ve ölmek arasındaki farkı gözler önüne seren mânâdır kurban.
Birlik'te Sohbet ↗
Yine aynı şekilde Uhud Gazvesi'ne gitmeden önce gördükleri rüyâda üstüne zırh giydiğini, kılıcından küçük bir parçanın koptuğunu ve bazı kurbanlıkların kesildiğini müşâhede etmişlerdi. Zırh, Uhud'a kadar gelen müşriklerin Medîne'ye girememelerinin; kılıcından parça kopması, Hz. Hamza'nın şehâdetinin; bazı kurbanlıkların kesilmesi de Ashâb-ı Kirâmdan 69 kişinin şehâdetinin işâreti oldu.
18 Beyit Dinle ↗
Çünkü dîni idrâk; kitaptaki emir ve yasakları ezber etmekle ele geçmez. Bu öğrendiklerini sohbet halakaalarında pekiştirmen ve hazmetmen îcâp eder. Zâhir ilim şarttır amma maksûd değildir. O ilmin mânâsına ve feyzine mazhar olmaya çalışmak; herkes için, bilhassa tasavvuf yoluna heves edenler için ziyâdesiyle elzem bir şarttır. Madem ki bu yola baş koydu, canla başla kurban olmak istedi, kurbanlık olmanın şartlarının bulunması gibi, bu ilimden habersiz olanların câhil ve gâfil canlarına hâcet yoktur.
Kırk Mektup ↗
Bizler Cenâb-ı Hakk’ın mestânesiyiz, yolunun kurbanıyız, rûhumuz dahi o aşka kurban olsun. Yeter ki bizi kendisinden dûr eylemesin. Niyâzımız, duâmız, haykırışlarımız, feryadımız O’na(cc) fedâ olsun. İsterse hiçbiri duyulmasın. O(cc) nasıl isterse öyle olsun. Maksûdumuz O’dur(cc), matlûbumuz rızâsıdır, O(cc) emir buyursun bizler huzurunda bulunalım, gayret edelim.
Kırk Mektup ↗
İkincisi: Efendimiz’den (sas) önce dinî menşeli olduğu hâlde içi boşaltılmış ve tahrif edilmiş bazı hükümlerin, ahlaki yapı, kavram ve kelime kalıplarının nasıl değiştiğini anlamak gerekir. Mesela Kâbe’yi tavaf ediyorlardı ama o Cahiliye Araplarının “tavaf ” dedikleri şey aynıyla şirkti. Secde ediyorlar, kendilerine göre namaz kılıyorlardı fakat “salat, secde” diye yaptıkları şey putlarına secdeden ibaretti.
Senin Ramazanın ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…