Kavram
Kelime-i Tevhid
Eserlerde “Kelime-i Tevhid”
Kelime-i tevhid, “La ilahe illallah Muhammedün Resulullah” sözüdür. Zikrederken, âlimlerimizin tarif ettiği usule göre “La ilahe illallah” zikri lisanen tekrar edilir, “Muhammedün Resulullah” sözü âdeta içimizde yankılanır gibi dilimizdeki zikirle irtibatlıdır. Ramazan ayında yetmiş bin kelime-i tevhidi bitirmek
Senin Ramazanın ↗
“Lâ ilâhe illallah Muhammedurresûlullah”tır kelime-i tevhîd. Lâ ilâhe illallah ancak Efendimiz’in(sas) peygamber olduğunu kabul etmekle insanı mü’min yapar. Bazıları bu söze itiraz ediyor, bir insanın Allah’ın(cc) birliğini ve tekliğini kabul ettikten sonra Hazret-i Peygamber Efendimiz’i(sas) kabul etmeyişiyle dînden çıkmayacağını câhilce savunuyor.
Birlik'te Sohbet ↗
Kur’an-ı Kerim’in ana mevzusu tevhiddir. Peki tevhid nedir? Kısa bir cevapla “La ilahe illallah”tır. Kelime-i tevhid, mealen Allah’tan başka ilah olmaması, tek bir Allah’a inanmak, “İbadet için yegâne mabudumuz Allah.” demektir. “Ancak Allah var, benim ilah telakkilerimin ve benliğimin o varlık karşısında varlığı iddia edilemez. Sadece ve sadece Allah vardır.” cümlesi ise kelime-i tevhidin Arapça meali açısından doğruya en yakın tercümesidir. Öncelikle kelimelerde, kavram ve mefhumlarda anlaşalım.
Senin Ramazanın ↗
Edep, Hakk katında kendi varlığının olmadığını kalben tasdik etmektir. Efendimiz(sas); “Kim lâ ilâhe illâllah derse, cennete girdi.” buyurmuşlardır. ‘Lâ ilâhe illâllah’ kelime-i tayyibesi (temiz kelime), vehmettiğimiz her türlü varlığın aslında var olmadığının ancak Allah’ın var olduğuna îmân etmenin lisânen ifadesidir.
Aşkın Bir Noktası ↗
Kelime-i tevhid mizandan ağırdır. Allah Teala son nefesimizde kelime-i tevhid ile huzuruna gitmeyi bizlere nasip eylesin. İşte o son nefeste tevhid edebilmek için bir ömür talim şarttır. Bazıları “Ramazan’da tesbihat dağıtıyor, vird, ezkâr öğütlüyor.” diyebilirler. Derdimiz bu değil.
Senin Ramazanın ↗
Kelime-i tevhîd dahi “Lâ ilâhe illallah”tan ibâret değildir. Tevhîd ancak “Muhammedun Resûlullah” demekle tamam olur. Sadece “Lâ ilâhe illallah” diyen kimse muvahhid olsa da, bununla berâber “Muhammedun Resûlullah” dediğinde ancak ümmet-i Muhammed(sas) olur. Efendimiz’in(sas) bir hadîs-i şerîfinde meâlen “Benden sonra Musa(as), İsa(as) da gelse bana tâbi olmak mecbûriyetindedir.” buyurması bu hakîkate ne güzel işâret eder.
Kırk Mektup ↗
Bu bekleyişte de derin mânâlar vardı. Kabristanın başında bekleyen cemaate merhum Abdurrahman Gürses Hocaefendi sesleniyordu; ‘Birer tesbih İhlâs okuyacağız…’ İhlâs okumaları bittiğinde Mahmud Efendi, ‘Birer tesbih kelime-i tevhid okuyacağız.’ diye işaret veriyordu. Yüzlerce insanın okuduğu İhlâs-ı şerîfler, kelime-i tevhidler, salâvat-ı şerîfeler, binler, on binler, milyonlar oluyordu. Zikirler, Kur’ân okumalar devam ediyordu.
Nur Kandili ↗
Bu hayat dershânesinde ilk ders ve telkin, kelime-i tevhîddir. Kelime-i tevhîdin ikinci kısmı, kelimenin ruhunu barındırır. ‘Muhammedün resûlullah - Allah’ın elçisidir Muhammed(sas). ‘Lâ ilâhe illâllah’ kelimesinde Cenâb-ı Hakk ulûhiyetini, yani Allahlığını ilân eder. Fakat bizlerde nasıl bir Allah fikri ve îmânı oluşması gerektiğini bildiren cümle ‘Muhammedün resûlullah’ta gizlidir. Sadece bununla da kalmaz, o Allah’a kulluk bilinci, yani ubûdiyet bu ikinci kısımla belirginleşir.
Aşkın Bir Noktası ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…