Kavram
Abdest / Tahâret
Eserlerde “Abdest / Tahâret”
Derviş dâimâ tahâret (temizlik) üzredir. Tahâretin hem ibâdetle alâkalı kısmı, hem de sünnet-i seniyyeye uygun şekilde hayata tatbik faslı vardır. Zâhirî tahâretin “mânevî tahâret” ile tamam olması îcâp eder. İbâdetteki tahâret malûmdur. Namaz, necâsetten tahâret ve hadesten tahâret olmazsa ve ilm-i hâl üzre şartları yerine getirilmezse olmaz.
Kırk Mektup ↗
Derviş dâimâ abdest üzredir. Abdestli ölen kişi şehit makamındadır. Zîrâ abdestli bulunmak huzurda bulunmayı idrâk, bu idrâk de kişiye son nefesinde şehâdet makamını getirir. Tahâret sadece namaz ibâdetinde yoktur. Zekât, oruç, hac hepsi tahâretle alâkalıdır. Bu ibâdetlerin tamam olmasında zâhirî ve bâtınî tahâret mevcuttur. Meselâ zekât temiz yani helâl olan maldan verilir. Haram maldan zekât olmaz. Zekâtın kendisi zâten temizlik demektir.
Kırk Mektup ↗
“Molla Efendi yanındaki birkaç hocaefendiyle birlikte yürüyordu. Biz de onları takip ediyorduk. Aramızda belki elli altmış metre mesafe vardı. Mehmed’le gülüşmeye başladık. ‘Böyle şişman bir zât, medreseden çıktık abdest almadı, hadi orada abdesti bozulmadı; oturdu, bizim yediğimizin kaç misli yemek yedi. Sonrasında namaz kılındığı halde yine abdest almadı. Zikrullahta hoplayıp zıpladı. Hiç mi abdesti bozulmadı, zıplarken ille de abdesti kaçmıştır, yellenmiştir.’ deyip gülüşüyorduk.
Huzur Defteri 1 ↗
İlmin de tahâreti vardır. İlmi ehlinden almak ve aldığı ilmi saf ve temiz şekilde sadra indirmek ilmin zâhirî tahâretidir. O temiz ve tâhir olarak alınan ilmi, muhlis insanlara ve hakîkî tâliplere vermek, verirken de kibirlenmeden, “Ben biliyorum.” iddiasıyla vermemek hadesten tahârettir. Hepsine nazar ettiğinde bu tahâret üzre infak edilen mal, tahsil edilen ve talîme vesile olan ilim hep artış gösterir, bereketlenir. “Rızkın artmasını talep edenler temizlik üzerine bulunsunlar.” sözünün bir başka veçhesi budur.
Kırk Mektup ↗
Burada önemli bir parantez açmak lâzımdır: Şer’-i şerîf, kelime-i tevhîd, esmâü’l-hüsnadan okunan bazı isimler gibi tesbihâtın, zikrin abdestsiz yapılmasına cevaz vermiş, câizdir, demiştir. Zaten “Câizdir.” demek, biraz da zarureti ifade etmektir. Fakat neticede bir kişi, La ilâhe illallah, Ya Allah, Kayyûm, Hayyu’l-Kayyûm gibi zikirleri abdestsiz olarak söyleyebilir. Eline tesbihini alarak çekebilir.
Huzur Defteri 1 ↗
Ağız veyâ burundan su yutulmadıkça sadece boy abdesti almak veyâ banyo yapmakla oruç bozulmaz. Oruçlu iken gusül abdesti alındığında ağıza alınan suyu çok bekletmemek ve gargara yapmamak gerekir zîrâ ağıza alınan su yutulursa oruç bozulur.
Birlik'te Sohbet ↗
Çolak Mehmed Efendi kürsüde hangi mevzuu anlatırsa anlatsın vaazının son üç beş dakikasını namaza ve abdeste tahsis edermiş. Konuyu anlatır anlatır sonra; “Evet, cemaat, şimdi biraz da namaz ve abdestten konuşalım.” der ve insanların bu mühim ibadetteki eksikliklerini ve öğrenmeleri gereken mevzuları bir bir ve tekrar tekrar anlatırmış. Cennet mekân anneannem derdi ki; “İbadette bilhassa namaz ve abdest hususunda birçok şeyi Mehmed Efendi’den öğrenmişimdir.”
Huzur Defteri 1 ↗
Mesela namazla emrolunmuşuzdur. Şart ve farzlarını yerine getirerek kıldığımız namaz inşallah kabuldür fakat namazın ve abdestin sünnetlerine riayet ederek özenmek, seccadesinin üstündeki kokuya, kıyafetine özen göstererek namazı eda etmek, kulun bu emir karşısında tahsin şartını da yerine getirmesine işarettir.
Senin Ramazanın ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…