Zât
Cüneyd-i Bağdâdî
Eserlerde “Cüneyd-i Bağdâdî”
Hz. Cüneyd-i Bağdâdî Efendimiz’e sormuşlar, “Sultanım sizin tesbihâtınızı çok merak ediyoruz, günlük evradınız kaç adettir, lütfeder misiniz?” Bu istek üzerine Hz. Pîr “66 ism-i celâl çekmeye gayret ediyorum.” buyurmuş. Suali soranlar bu cevap karşısında “Efendim, sadece bu kadar mı?” diye şaşkınlıklarını izhar etmişler. Hazret-i Pîr Cüneyd-i Bağdâdî(ks) “Ah kardeşlerim, inanın ki buna bile tâkatim yetmiyor, lâkin verdiğim sözden dolayı vazifeyi ifa etmeye gayret ediyorum.” buyurmuş.
Aşkın Bir Noktası ↗
Mesnevî-i Şerîf'in önsözünde, Çelebi Hüsâmeddîn hakkında zamanın Bayezid'i, asrın Cüneyd'idir diyecek kadar büyük övgülerde bulunduğunu kaydetmiştik Mevlânâ Hazretlerinin. Bu sözler arasında bir çelişki yok mu, sorusu akla gelebilir. Cenâb-ı Hakk'ın hiçbir kuluna tecellîsi diğer kulu ile aynı olmaz. Çünkü Cenâb-ı Hakk her an yeni bir oluşta, yeni bir şe'ndedir. Ondan dolayıdır ki Hz. Mevlânâ'nın tam muhatabı olan Hz. Şems-i Tebrizî'de ayrı ve başka tecellîler, yine Hz.
18 Beyit Dinle ↗
Evliyâullah hazerâtı nefis ve esmâ mertebelerine göre başlarına giydikleri tâcın renkleri hususunda ictihâd etmişler yâhut emr-i mânevî ile bu renklerden birini ihtiyâr etmişlerdir. Hemen hemen cümle tarîklerde yeşil sarık kullanılmıştır. Düssûkî tarîkinde sarı, Sa’diyye tarîkinde beyaz, Rifâiyye’nin de birçok kolunda siyah destâr mevcuttur. Yeşil sarık üç yüzden fazla tarîkin rengi olmuştur. Bize tekbirlenen tâc-ı şerîfin dahi hem tepesi yeşildir, hem destârı yeşildir.
Kırk Mektup ↗
O devirde herkes kendi mensup olduğu meslek, memuriyet ve meşrep îcâbı kıyafetler giyiyor. Bu Hazret’in üstünde derviş hırkası, başında da Sa’dî tarîkatına mahsus tepesi beyaz ve dilimli, destarı da Cüneydî beyaz şekliyle sarılmış. Bu kıyafetle İstanbul sur içine dâhil oluyor.
Huzur Defteri 2 ↗
Rivâyet edilir ki “İnsan ve Cinlerin Şeyhi” ünvânıyla yâd edilen evliyâullah tâifesinin Efendi’si, züht denildiğinde ilk akla gelen insanlardan olan Pîr Cüneyd el-Bağdâdî Hazretleri son nefesini verirken tebessüm ederek “Bismillahirrahmanirrahim” demiş, Hakk’a, hakkın verdiği güzelliklere ve ebedî saâdet yurduna Besmele ile intikal etmiş.
Huzur Defteri 2 ↗
İşte bu nev’î sarılan sarıklar Cüneydî tesmiye (isimlendirilir) olur. Yani bu şekilde sarık sarmak “Ejderha gibi olan nefsimi nefs-i Muhammedî’de(sas) yok ettim. Kendi bedenimi ve nefsimi bu dünya hayatında kendi rûhuma kefen ettim. Allah Teâlâ’dan başka korkuyu başımdan def ettim, gönlümle reddettim.” hikmetine işâret eder.
Kırk Mektup ↗
Bu sırada ejderha misilli dev bir yılan peyda olmuş ve kürsünün önünde Hazret-i Şeyh’in karşısında dikilivermiş. Bu acâyip manzarayı gören halk dehşete kapılarak kaçışmaya başlamış. Bu sırada o dev yılan Hazret-i Cüneyd’e ya hâl ile ya da kâl ile “Halka teslimiyetten bahsediyorsun, korkudan halâs olmayı salık veriyorsun, şimdi ne yapacaksın?” demiş.
Kırk Mektup ↗
“O zâtı rüyamda gördüm. Kendisi cennetteydi. ‘Îmân etmeyen cennete giremez, sen nasıl oldu da cennete girdin?’ diye sorunca ‘Ben îmân ettim Yâ Cüneyd! Rabb’im bana âhir ömrümde îmân nasip eyledi. Bunun nasıl olduğunu meleklerden sual ettiğimde onlar ‘Yaptığın iyilik ve samîmî olarak Allah’ın(cc) seni gördüğünü bilmen Rabb’imizin hoşuna gitti ve senin kalbindeki perdeleri açıp, îmân nûruna kavuşmana vesile oldu!’ diye müjdelediler.”
Birlik'te Sohbet ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…