Yer
Şam
Eserlerde “Şam”
Bir müddet sonra Hazret-i Şems, Şam’dan mektup gönderince Hazret’in orada olduğunu anlamış ve oğlu Sultan Veled’i Şems Hazretlerini getirmesi için Şam’a göndermiştir. 8 Mayıs 1247 tarihinde Tebrizli şems tekrar Konya’ya gelince o da af dileyenlerin affını kabul etmiş ve altı ay Hazret-i Mevlânâ’nın medresesindeki hücresinde ma’rifetullâha dair sohbet etmişlerdir. Dedikodular tekrar başlayınca Hazret-i Şems, 1247 senesinin Aralık ayının bir Perşembe günü yeniden ortadan kaybolmuştur.
Beyaz Mercan Siyah İnci ↗
Evet bu sözler gerçekten insanı sarsan adeta bir şamar gibi kişiye tesir etmesi gereken şiddetli ifadelerdir. Bilhassa birçok esrara vakıf olduğunu kalbinin temiz irfan ve himmetinin ali olduğunu düşünen kişilere ölçü mahiyetinde ifadelerdir bu sözler.
Beyaz Mercan Siyah İnci ↗
Karnında taşıdığı emanet, Âmine vâlidemizin rüyalarına konu oluyor ve böylelikle yükü hafifletiliyordu. Bir gün rüyasında vücudundan büyük bir nurun çıktığı ve bu nurla, Basra ve Şam bölgesi saraylarının aydınlığa kavuştuğu kendisine gösterildi. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/127; 5/262; İbn Hişâm, Sîre, 1/293)
Rüya Risalesi ↗
Hemen yanı başımızda bir yangın var. İster adına “Halep” deyin, ister “Şam”, ister “Suriye”. Bu kahpece savaşın adına ister “Batılı materyalistlerin güç savaşı” deyin veyâ isterseniz “Mezhep çatışması” diyerek kendinizi avutun. Zulmün adı hep aynı, çirkinliğin adının hep şeytan ve nefis olması gibi.
Birlik'te Sohbet ↗
Şam, Yemen topraklarına, oradan Afrika kıtasına İslâmiyet neşrolunduğunda ki “Hulefâ-ı Raşidîn” devridir, ayakta, kıyâmî dediğimiz şekliyle zikir meclisleri tertip edilmiştir. Şimdiki gibi usulüyle, erkânıyla, saatiyle, vaktiyle değil, kendiliğinden zuhûr eden neşeyle kıyâm eden Müslümanlar tevhîdle, Cenâb-ı Hakk’ın isimleriyle zikir meclisleri kurmuşlardır. Sonraları bu üsluba “Kûfe mektebi” denilmiştir.
Kırk Mektup ↗
Buna benzer bir şoku Suriye’de yaşamıştım bundan beş altı sene evvel. İçinde bazı gayr-i müslimlerin de bulunduğu bir grupla Şam, Halep, Lazkiye ve Musul’un dâhil olduğu bir gezi tertip edilmişti. Yılbaşı akşamına denk gelen bu yolculuk esnasında, saat 10-10 buçuk olmuştu ki sokaklara ve bulunduğumuz semte bir gaflet dumanı çöktü âdetâ. İnsanlar eğlence merkezlerinde toplanmış, her bir yerden ayrı bir kutlama ve parti çılgınlığı o mekânlardan sokaklara taşmış vaziyetteydi.
Birlik'te Sohbet ↗
Fakîr Şam’da bizzat ziyaret ettim. Cenâb-ı Ali Efendimiz’in diğer hanımlarından olma üç çocuğunun kabri yan yana bulunmaktadır. Hazret-i Ali Efendimiz’in Bekir, Ömer ve Osman isimli oğullarının kabirleri oradadır. Haseneyn Efendimiz’in çocuklarında, İmam Zeynel Âbidin, İmam Câfer Sâdık Hazretleri’nin çocukları ve torunlarında Bekir, Ömer ve Osman isimleri mevcuttur. Peki bu nifak nereden geldi? Bunun menşei sadece cehâlet değildir. Ümmet-i Muhammed(sas) içerisine bilerek sokulmuş fitnedir.
Kırk Mektup ↗
Bir düşünelim bu söz nereye gidiyor? Biz Haleb’i, Şam’ı bilir miydik? Mısır’daki Rabiatü’l-Adeviye Meydanı’ndan haberimiz olur muydu? Doğu Türkistan’ı, hangi babayiğit haritada gösterebilirdi? Senelerce umreye, hacca gittiğimizde kendimizi kurtarmak için tavaf eder, dua eder bir halde yaşadık da hiç mümin kardeşlerimize dua etmeyi düşündük mü? Birbirimizden haberdar olmaya ne zaman başladık? Burada şeytanın avukatlığını yapmıyorum ama mümin kardeşlerimiz zulme uğradıkça “Ne oluyor!” dedik.
Beyaz Mercan Siyah İnci ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…