Kavram
Adâlet
Eserlerde “Adâlet”
Bu sohbetimizde sizlerle çokça gündeme getirilmeyen fakat oldukça önemli ve irdelenmesi gereken bir hususu, adâleti ve adâletli olmayı konuşacağız. Peki nedir adâlet olmak? Bir işin hakkını, hak ettiğini verebilmektir. Âdil kimse işlerinde bu ölçüye riâyet edendir. Lügat mânâsı olarak bakıldığında da adâlet; bir şeyin yerli yerinde olmasına denir. Mevzunun daha iyi anlaşılması için bir örnek verelim.
Birlik'te Sohbet ↗
Toplumda ve cemiyette adâletin tesis edilmesi için yapılan çalışmalar göstermelik olmamalıdır. Sırf birilerine yaranmak için âdil olmaya çalışmak, çıkar ilişkilerinin olduğu topluluklara şirin görünmek için âdil bir görüntü çizmeye çabalamak belki cemiyette bir şeyleri düzeltir fakat bu düzeltilen cemiyet insan yetiştirmez. Çünkü insan îmânla yetişir. Zemin adâlet olunca Allah(cc) o adâletli zemini münbit kılar, orada başka güzelliklerin yetişmesine imkân tanır.
Birlik'te Sohbet ↗
Az evvel kaldığımız noktaya dönecek olursak... Mekke devrinde yani Müslümanlar üzerinde adâlet tesis edilmeden, hâkim olmadan ibâdetlerin içtimâî olarak yapılması yani toplu hâlde îfâ edilmesi emredilmemiştir. Çünkü zulüm vardır. Zulüm olan yerde de ibâdet, tâât ve kulluk meseleleri çok zordur. O sebepten mü’minlerin ilk başta yapmaları gereken şey; Müslümanların zulümden kurtulmaları ve âdilâne bir zemin oluşturmaları hususunda gayret etmeleridir.
Birlik'te Sohbet ↗
Dindar olanlar aynı zamanda din padişahı olarak Hz. Mevlânâ tarafından anılıyor, anlatılıyor. Bir kişiye din padişahı denmesi için o kişinin dinin bütün emir ve yasaklarına riâyet etmiş olması gerekir ve böylelikle de dinî hükümleri yalnızca dille değil hâl ile de tebliğ etmiş ve uygulatmış olur. Dünyada padişah olmak ise keyfî hükümler ve zorbalıkla değil adâletle muamele etmek sûretiyle kazanılır. Bâzen babadan kalma padişahlıklar olur. Ama o kişi, her zaman padişah olamamıştır yalnızca o makâmı işgâl etmiştir.
18 Beyit Dinle ↗
Burada Yahudi hükümdarın şaşılığı, nazarımıza zulmün bir şekli olarak verilmektedir. Bir insan, Allah Teâlâ’yı ve O’nun seçmiş olduğu peygamberlerin makam, mevki ve tebliğlerini âdilâne anlamazsa bu cehaleti zulüm için kâfi değil midir? Cehalet; zulmettir, karanlıktır, nurdan uzaklaşmaktır. Şirk ise sabahı olmayan karanlıklara, büyük zulmete sebeptir.
Küfür Fedaisi ↗
Cümle âlem ve insan besmelenin sırrıyla fesat, nifak ve bozgunculuktan muhâfaza olur. İşte bu da gösterir ki bir şeyin yerli yerinde olması adalet, kişiyi bu hâle sevk eden düşünceler de rahmânî tecelliyât eseridir.
Kırk Mektup ↗
Allah Teala kulları için cennete dâhil etmek, cehennemde azap etmek fiillerine mecbur değildir. Cenab-ı Hak hiçbir fiili için sorumlu tutulamaz, bu muhaldir lakin Allah Teala muhakkak adaletiyle muamele edecektir. Allah Teala’ya adaletsizlik nispet etmek küfürdür.
Senin Ramazanın ↗
Böylece Yunanlılar çeşitli yayın organlarında “ulvi bir vazife”yle “adalet-medeniyet-müsavat” getirdiklerini, teslim olanların “Yunan hükümetinin affına mazhar olacağını” bildirirler. İşgal altındaki Gönen dâhil Balıkesir’in bütün kazalarında muhtar bir “Asya-i Suğra” (Küçük Asya) devleti kurmayı, ahaliye benimsetmeye çalışırlar.
Nur Kandili ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…