Mehmed Fatih Çıtlak

Kavram

Şükür

11 eserde · 153 geçiş 615 sohbet ânı
Bu kavramı arşivde ara
Kitaplardan

Eserlerde “Şükür”

Her kıymetli ve güzel için geçerli olan şey hanımlar için de mevzûubahistir. Korunmak ve muhafaza olmak... Çakıl taşının, tenekenin hırsızı olmaz; kıymetli olanın hırsızı olur. Bir hanımın korunması için en önemli şey iffettir. İffet sadece muhafaza için değildir. İffet aynı zamanda şükürdür. Çünkü nimetlerin şükrü kendi cinsindendir. Malın şükrü zekâttır, sadakadır. Makam ve mevkinin şükrü hizmet etmek, müşkülleri halletmek, yetkisini adâletle kullanmaktır.

Aşkın Bir Noktası

Sabır, kanaat, mürüvvet, zikir; şükrün tecellileridir. Bundan dolayı Kur’ân-ı Kerîm “Elhamdülillah” hamd ve şükrüyle başlar, bunu anlatır. Nimetlerin ayrılığa, tefrikaya fitne ve fesâda yol açması şükürsüzlüktür. Nimet, bereket, sıhhat, kazanç ve Cenâb-ı Hakk’ın bahşettiği tüm emânetler; bizi “tevhîd” makamına ulaştırıyorsa şükür edâ edilmiş olur. Namaz, oruç, zekat, haram, helâl çizgileri, Kur’ân’ı öğrenmek, öğretmek, yaşamak, güzel ahlâk üzere hayat sürmek; hep şükrün ve hamdin fiil şekline bürünmesidir.

Birlik'te Sohbet

İnsan iyi vasıfları da çirkin ve kötü huyları da gene insandan meşk eder. Dolayısıyla haset hastalığının ilacı olan şükür hâli, insanın insana meşk etmesiyle kemâl bulur. Binaenaleyh bu hastalık tek başına tedavi olmaz. Hasetçi, insanlardan uzak kalmakla devâ bulmaz. Kişinin tek başına kaldığında hayal kurup düşünerek bile kıskançlık illetine yakalanabileceğini yukarıdaki bölümde açıklamıştık. Düşünün bizler, şükreden kulları görmeseydik acaba şükrümüzü nasıl edâ edebilirdik?

Küfür Fedaisi

İşte bunun için padişah câriyesinin tedâvisinde mukallit hekimlerden, yalancı doktorlardan ümidi kestikten sonra secdeye baş koyup, Cenâb-ı Hakk'a boyun kestikten ve onun bu hâli geçip şuûru avdet ettikten sonra ilk yaptığı iş Cenâb-ı Hakk'a hamd ü senâda bulunmak oldu. Hamd ü senâ ve şükür o kadar önemlidir ki: Şükrün artması nimetin artırılmasına, nankörlük ise nimetin elden alınmasına sebep olur.

18 Beyit Dinle

Doğunun büyük simalarından Şeyh Sâdî Hazretleri “Gülistân” kitabının girişinde buyuruyor ki; insanın nefes alması hayatının uzaması, nefesi vermesi zâtının ferahlamasıdır. Nefes alamamanın korkusunu yaşamışsınızdır, bir de veremediğinizi düşünün. Nefes alın bir müddet vermeyin; bakın nasıl sıkıntı basar. Yâni nefesi almak kadar vermek de bir nimettir.

18 Beyit Dinle

Muhakkak ki hem yoldan hem dölden bu nimetin şükrünü ödemeye çalışmanız için şeyhiniz size yeşil destâr tekbirlemiş. Fevkalâde dikkatli olmanız için bunu bir îkâz kabul etmek zât-ı âlinizin ahlâkına uygun olacaktır. Cenâb-ı Hakk sizi bu nimetin kıymetini bilmeye ve şükrünü edâ etmeye muvaffak eylesin.

Kırk Mektup

Çocuklar büyüdüklerinde kendilerine hizmet eden hekîmleri şükrân ve minnetle anarlar amma çoğu zaman o zâtları yanlarında bulamazlar. Aynı bunun gibi bu rahatsız kişiler de, rûhları buluğa erip de idrak ettiklerinde kendilerine yapılan hizmeti fark ederler amma çoğu zaman o mürebbîleri göçüp gitmiştir. Eğer insan olma yolunda müstakîm iseler hiç olmazsa şükrân ve minnetle yâd ederler de belki adam olabilirler.”

Kırk Mektup

Şükrü Paşa’nın yol hakkındaki ciddiyetine işaret olsun diye şunu da arz etmek lâzımdır: Herhangi bir sefere bile gitse Hazret-i Pîr’in Mürşid-i Dervişân isimli eserini muhakkak yanında taşırmış. Sefer esnaında Kur'ân-ı Kerîm okur, evrâd u ezkârını yapar, ayrıca Mürşid-i Dervişân’dan her gün bir bahis okurmuş. Zaten Mürşid-i Dervişân on iki fasıldır. Fakat Şükrü Paşa yolun ciddiyetine o kadar çok riayet edermiş ki böyle bir âdet-i seniyyeleri varmış.

Huzur Defteri 1
Bağlam

İlgili kavramlar

Eserler

Geçtiği kitaplar

Menü