Mehmed Fatih Çıtlak

Kavram

Kanaat

10 eserde · 83 geçiş 285 sohbet ânı
Bu kavramı arşivde ara
Kitaplardan

Eserlerde “Kanaat”

Kanaat nedir? Kanaat, halk nazarında ayrı mânâlara çekilir. Bize düşen Hakk katındaki rızâya uygun hâle ermek için gayret etmektir. Cenâb-ı Hakk bizi halk eyleyip halk içerisine gönderdi amma halka tâbi olalım diye değil, Hakk’a tâbi olalım diye. Bu dahi kanaatin bir tarifidir zîrâ bir kişi kendi bileğinin hakkı ve emeğinin hakkıyla, halka taksim edilen hakkı birbirine karıştırır ve kıyas ederse kanaat derecesinden düşer.

Kırk Mektup

Yoksa kanaat, halkın anladığı gibi, günlük mâişetini temîn ettikten sonra dükkânını kapatıp gitmek değildir. Çalışma saatleri içerisinde ve kuvveti yettiğince çalışır, rızkını çıkarmaya gayret eder. Kazandığı kendisine yetmezse “Buna da şükür!” der. Kendisine yetecek miktardan fazla kazanırsa onları hayır ve helâle sarf eder. “Bana bu kadar yeter, elhamdülillah!” deyip dükkânını kapatan kişiye büyüklerimiz der ki “Bu kanaat değildir.

Kırk Mektup

Cömertliğin tadını alan kişi kanaatin zevkine de erişir. Kanaati Cenâb-ı Hakk’ın rızâsına muvâfık olarak tatbik eden kimse de cömert olma hâline erişir. Velhâsıl, kanaatin bir mânâsı da halk katındaki kazançlarla değil Hakk katındaki kazançlarla meşgul olmak ve ona gayret etmek, gayretini de Hakk için teksif etmektir. Bu ahlâka sâhip olanlar, ölme raddesine gelse Hakk’la işi olmayan insandan bir nesne talep etmez. Hazret-i Ali(ra) Efendimiz’in buyurduğu gibi, ölümü göze alır, alçak insana yüz suyu dökmez.

Kırk Mektup

Maalesef insanlarımızda günah hususunda yanlış bir kanaat hâkimdir. “Benim fazla bir günahım yok, ayda yılda bir kere içerim, namaz kılmam, sadece şu günahı ederim...” gibi ifâdelerle sıkça karşılaşırız. Bu büyük bir cehâlettir, hatta gaflettir.

Birlik'te Sohbet

Zekât mükellefi zekât verdiği kişiyi araştırmalıdır. Araştırmayı yapıp zekât verilebilecek kişilerden olduğu kanaatine vardığı kişinin aslında zengin olduğunu sonradan öğrenirse önceden vermiş olduğu zekât geçerli olur. Gerekli araştırmayı yapmadan zekât vermiş ise yeniden zekât vermesi gerekir.

Senin Ramazanın

Kıymetli dostlar! İnsan hayatta bazı şeylere inanır, bazılarınaysa inanmaz. Aslında her insanın gözle göremediği âlem hakkında ve sınırlandıramadığı mevzular hakkında bir kanaat ve îmânı vardır. Fakat şimdi biz bunu bir kenara bırakalım. İnanmakla tecrübe etmenin kesiştiği noktadan, kimsenin reddedemeyeceği bir gerçekten, ölümden bahsedelim.

Birlik'te Sohbet

“Bu derviş hakikaten çok zâhidâne kanaatle yaşıyor. Hatta ben şâhidim, nehirden 3 balık tuttu, biri ihtiyacımı görür diyerek diğer ikisini nehre salıverdi. İşte bu güzel ahlâklı zât sizin bir tavsiyeniz olup olmadığını sorar, nasihatınızı bekler. Ben de gidip kendisine sizin söylediklerinizi ulaştırmak için söz verdim.”

Huzur Defteri 2

Bizim insanımız çok güzeldir, Ramazan’ın güzelliğini anlatmaya hacet yoktur, Ramazan da güzeldir. Tek yapılması gereken, Ramazan’la insanı buluşturmaktır. İnsana dokunamayan Ramazan’ın, insanla buluşamayan Kur’an’ın, insana rehber kılınmayan peygamberin, hayatı değiştirmeyen Allah korkusunun ve muhabbetinin hiç kimseye faydası yoktur. Acizane kanaatim budur.

Senin Ramazanın
Bağlam

İlgili kavramlar

Eserler

Geçtiği kitaplar

Menü