Zât
Hz. Ali
Eserlerde “Hz. Ali”
Zaten daha evvel meşhur Ali Haydar Efendi zamanından gelen birçok menkıbe diyebileceğimiz hadiseleri duyarak büyümüştük. Malum, Ali Haydar Efendi Osmanlı zamanında fetva babı denilen şeyhülislamlık makamında görev almış muazzam bir âlimdi. Birçok insanın “Ali Haydar Elifbası” olarak bildiği eser bu zata aittir.
Fatih Hatıratı ↗
Hz. Ali Kerremallahu veche Efendimiz'in şehadetine giderken söylediği bir sözü vardır ki, hem bu beyiti hem de hayatı ve mematı şerh eder. Malumunuzdur Hz. Ali (ra) Efendimiz, kendisini şehit edecek İnb-i Mülcem adındaki kişi seneler önce hizmetine girmek için yanına geldiğinde Resulallah Efendimizden aldığı haberi sadıka üzere ona bu akıbeti bildirir. Hatta olay şöyle cereyan eder; o kişi, ‘ben falanca kabileden filancayım’ der. Hz. Ali 'Sadaka Resulallah' yani Allah Resulu (sas) doğru söyledi der.
Beyaz Mercan Siyah İnci ↗
Dervişin giydiği kolsuz, ellerini sarkıttığında el hizasına gelen, yakasında özel dikişlerin bulunduğu hırkaya “haydariyye” denir. Haydariyye, İmam Ali Haydar-ı Kerrar Efendimiz’in giydiği libastır. Nakşî’sinden Mevlevî’sine, Bektâşî’sinden Halvetî’sine, Kâdîrî’sinden Bedevî’sine kadar cümle tarîkatte vardır.
Kırk Mektup ↗
Hazret-i Pîr’in diğer lakabları da ‘Sâki-yi aşk-ı ilâhî’, ‘Vâris-i Haydar-ı Kerrar’dır. Sâki-yi aşk-ı ilâhî; aşk-ı ilâhînin sâkisi, sunucusu demektir. Vâris-i Haydar-ı Kerrar ise; ilmin şehri olması hasebiyle ilm-i ledünnün ve ilm-i Resûllulah’ın, insanı kemâl mertebelerine çıkartacak ilim şehrinin kapısı olan Haydar-ı Kerrar Esedullahi’l-Gâlib Hazret-i Ali Efendimiz’in vârisi demektir. İşte bu özelliği ile son zamana kadar bu ocak tütmüştür.
Huzur Defteri 1 ↗
Haydariyye’ye gelince... Haydariyye malûm, Cenâb-ı İmâm Ali(ra) Efendimiz’’ingiydiği bir kisvedir ve tarîkatlerin hepsinde müştereken (ortak olarak) giyilen, kullanılan bir kıyafettir. Bu nev’î yani yolun büyüklerine ait ve meşrebin özelliğini bildiren kıyafet ve benzeri dervişlerin kullandıkları eşyaya “derviş çeyizi” denilir.
Kırk Mektup ↗
Haydariyye, hizmet eden dervişlere Şeyh tarafından tekbirlenir. Bazen teberrüken veyâhut derviş hizmet menziline gayret etsin deyu, mürşidi tarafından ilbas da (giydirme de) olur. İnşallah bu derviş çeyizinin tekbirlenmesi vesilesiyle ahlâkınızı Hazret-i Ali(ra) Efendimiz’e benzetme sırrı âşikâr olur. Öyle ya, madem ki bu kisveyle Hazret-i Haydar-ı Kerrâr’a bağlılığınız âşikâr edildi, şimdi size düşen bu güzel ahlâkı da âşikâr eylemektir.
Kırk Mektup ↗
Fahreddîn Efendi Hazretleri, Sertarîk Ali Haydar Efendi’nin Râmi’deki konağına Cumartesi günleri giderek orada zikir ve sohbet halakası uyandırırmış. Fakat bu gidiş ve gelişler aslında çok normal bir şekilde cereyan etmezmiş. Mesela konağa, Şeyh Efendi’nin cübbesini Âsitâne-i Hazret-i Pîr’de zâkirbaşılık yapan, dervişi Necati Efendi, tâc-ı şerîfini de Âsitâne’de sâkilik vazifesi yapan Osman Efendi getirirmiş. Osman Efendi, Necati Efendi’nin ağabeyidir.
Huzur Defteri 1 ↗
Çocukların dünyasında ve aile hayatında, Ramazan gecelerindeki o teravihin neşesi başka bir şeyle kıyas edilebilir mi?İnsanlar birleşir, bütünleşir; camiler aynı Hz. Ali Efendimiz’in buyurduğu gibi nurlanır, şenlenir.
Senin Ramazanın ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…