Mehmed Fatih Çıtlak

Yer

Anadolu

10 eserde · 44 geçiş 339 sohbet ânı
Bu kavramı arşivde ara
Kitaplardan

Eserlerde “Anadolu”

Anadolu’dan mektuplar gelirmiş. “Hocam ölülerimiz kokuyor, ölülerimizi yıkayacak, kefenleyecek bir adam bile kalmadı. Allah aşkına bize bir adam gönder. Kur’ân bilmekten geçtik, ölülerimizi kefenleyip defnetmekten bile âciziz. Allah aşkına bize yardım edin!” Hocaefendi hemen, alelacele yetiştirdiği bazı talebeleri, insanların dînî hizmetleri, gusülü, abdesti öğrenmeleri için Anadolu’daki muhtelif yerlere göndermiştir.

Huzur Defteri 1

Mesnevî-i Şerîf'in lisânı, Horasan'da bundan yedi asır önce konuşulan Horasan Farsçası'dır. Bugünün anlayışıyla, “Hz. Mevlânâ mâdemki Türk'tü, Anadolu'da yaşıyordu, lakâbı dahi Anadolulu mânâsına gelen Rûmî'ydi; niye yabancı dilde yazdı?” deniliyor. Hâlbuki Hz. Mevlânâ, Mesnevî-i Şerîf'i anadili olan Horasan Farsçası'yla yazmıştı, Belh'li Farsçasıyla... Çünkü Horasan'da o zamanlarda, yâni bundan yedi asır önce de; bugün de oralı Türkler, Türkçe değil Horasan'a mahsus Farsça konuşurlar.

18 Beyit Dinle

Kâdirî, Rifâî ve Sa’dî tarîkatında zikrullah oturarak başlasa da ayağa kalkıldığında “kıyâmî” yani ayakta, sabit saf tutularak icra olunur. Ancak Anadolu’da Kâdirilik neşrolunduğunda Bayrâmî devran ve kıyam şekliyle de görülmüştür. Bunda büyük etken Hazret-i Pir-i Sâni Eşrefoğlu Rûmî’nin ictihâdî uygulamasıdır. Zîrâ bu zât-ı âli Kâdiriyye tarîkatında şeyh olmasının yanında Hacı Bayrâm-ı Velî Hazretleri’nin de hem damadı hem halifesidir. Bayrâmî tarîkatı da devran ederek zikrullah icra eder.

Huzur Defteri 2

Rumeli’nde ne kadar Halvetî dervişi varsa çile için bu tekkeye gönderilirdi. Zira burası bünyesinde derviş hücreleri ve çilehâneleri ile âdetâ bu iş için tahsis edilmiş ve imar edilmiş bir tekke hüviyyetindeydi. Şunu da malûmat olarak zikredelim: Anadolu’daki Halvetî dervişleri için de Hz. Pîr Şabân-ı Velî Tekkesi’ne gitmek mu’tâd bir hal almıştır. Pîr Şabân-ı Velî ‘evtâd-ı erbaa’dandır. Yani Anadolu’nun dört büyük direğinden biridir.

Huzur Defteri 1

“Bir damlasında nice denizlerin gizlendiği ve aynı zamanda görüldüğü o Rum diyârının (Anadolu'nun) mürşîdi, ne güzel, ne hoş buyurur: ‘Yaşayışına yön vermede kendi bilgine, hünerine ve arzularına (aklına) uyma; Resûllerin sonuncusu ve en yücesinin düzeni dışına çıkma.'”

18 Beyit Dinle

Anadolu’da bir söz vardır: “Koç kuzudan olur.” derler. Her türlü anlayışsızlığa rağmen bizlerin sabırla ve merhametle hatta tâbiri caizse “ille de” kardeşliğimizi, muhabbetimizi, aynı vatanın evlâdı oluşumuz hassasiyetini bozmamak, buna gölge düşürmemek için birbirimize de sabretmemiz lâzımdır.

Birlik'te Sohbet

Anadolu’da bir söz vardır. “Koç kuzudan olur.” derler. Her türlü anlayışsızlığa rağmen bizler sabırla ve merhametle, hatta tâbiri caizse “ille de” kardeşliğimizi, muhabbetimizi, aynı vatanın evlâdı oluşumuz hassasiyetini korumalı, birlik ve beraberliğimize gölge düşürmemek için birbirimize sabretmeliyiz.

Birlik'te Sohbet

Köyde, kasabada yahut Anadolu’nun yozlaşmaktan nispeten kendini koruyabilmiş şehirlerinde; Ramazan’ın gelişi ve oruç iklimi kendisini insanların davranışları ve heyecanıyla hissettirir. Maalesef büyük şehirlerde ve kalabalık yerleşim merkezlerinde, modernizmin tüketip, pejmürde ettiği yerlerde bu manevi heyecan hissedilemez bir hal almıştır.

Fatih Hatıratı
Bağlam

İlgili kavramlar

Eserler

Geçtiği kitaplar

Menü