Mehmed Fatih Çıtlak

Zât

Hz. Îsâ

12 eserde · 137 geçiş 878 sohbet ânı
Bu kavramı arşivde ara
Kitaplardan

Eserlerde “Hz. Îsâ”

Yahudi padişahın kendisinden evvelki İsa Aleyhisselâm’a düşman olması meselesi, körü körüne inanış yani küfür ile alâkalı bir ifadedir. Burada kastedilen, samimi ve muvahhid -Allah’a şirk koşmadan, Hazret-i İsa Aleyhisselâm’ı Allah Teâlâ’nın peygamberi kabul eden ve Mûsâ Aleyhisselâm’ı da tasdik eden kişileri anlamaktan âciz olan padişahtır.

Küfür Fedaisi

Halkın bu namussuz veziri Hazret-i İsa yerine koymaları, üzerinde düşünülmesi gereken bir ifadedir çünkü burada hastalığın menşei sadece vezir mikrobundan kaynaklanmamaktadır. Nasıl ki mikroplar savunma sistemimize ve sıhhatimize dikkat etmediğimizde baş gösteriyor yahut bize bulaşıyorsa burada da vezirin gelmesinden evvelki gaflete işaret edildiğini görüyoruz. Yani onlar Hazret-i İsa’yı tanımadıkları için veziri onun yerine koydular.

Küfür Fedaisi

Halkımız arasında yaygın olarak yer etmiş yanlış bilgilerden birisi bu konudadır. Özellikle Hazret-i İsa(as) ile alâkalı yapılan Hıristiyan anlatısının yer aldığı filmlerde bu konuya yer verilmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’e bakıldığında ise Nisâ Sûresi’nde Cenâb-ı Hakk Hazret-i İsa’nın(as) kesinlikle çarmıha gerilmediğini ve öldürülmediğini açıkça beyân etmiştir. Hazret-i İsa’nın(as) çarmıha gerildiğini iddia etmek Kur’ân-ı alenen inkâr etmektir.

Birlik'te Sohbet

Hz. Îsâ devrinde de tıp ilmi üzerinde insanlar yoğunlaşmıştı. Hattâ hâlâ doktorların ismine yemin ettikleri Hipokrat da Hz. Îsâ devrinde yaşamıştır. Ancak hiçbir tabip ölüyü diriltemezdi. Hz. Îsâ ise “biiznillah -Allah'ın izniyle” sözü ile ölüyü diriltmiştir. Diğer hastalıkları da eliyle meshederek -yâni hasta yerleri eliyle sıvazlayarakiyi ettiğinden dolayı lakâbı, meshederek iyi eden mânâsına “Mesih”tir.

18 Beyit Dinle

Allah Teâlâ da onlara Hıristiyanlığın hakikatinden uzak hatta Mûsâ Aleyhisselâm’dan sonra İsa’yı hafife alan bir zalimi musallat kıldı. O itikadlarının karşılığında helâk edici bir amele sürüklendiler. Zira vezirin hıyânetine bakın... O kimse Mûsâ’yı anlasaydı İsa’ya dil uzatır mıydı? Aynı alçaklık bu Hıristiyan kavimlerinde de vardı ki Hazret-i İsa’yı anlamadıkları için Hazret-i Ahmed(sas)’i anlamadılar. Gönül ehlinden uzaklaştılar, beden ve kalıba hizmet eden bir alçağın uşağı oldular.

Küfür Fedaisi

Bir dükkânda alışveriş yapan bir müşteri, mal sahibi ve oradakilerle münazara ve münakaşaya tutuşur. İş çığrından çıkar. Hani derler ya, öfke ve gadap gelince akıl gider diye. Aynen öyle olur. Taraflardan biri altı patlarını (yani tabancasını) belinden çıkartıp tartıştığı adamı vurmak kastıyla ateş eder; ama kurşun onun hedef aldığı kişiye isabet etmez. Kime isabet eder dersiniz?

Huzur Defteri 1

Sen neticeye bak. Şarap içiyorlar, “İsa’nın kanıdır.” diyorlar. Pul gibi ekmeği ağızlarına tıkıyorlar, “İsa’nın etidir.” diye iddia ediyorlar. Peygamberin kanını içen, etini yiyen ümmetten daha ne beklersin? İşte bunun gibi yani Allah Teâlâ’nın bahşettiği dîni bile insanların eline bıraksan tahrif oluyor. Hiç pîrlerin meşrebi tahrif olunmaz mı?

Kırk Mektup

Şimdi belki dersin ki “Efendim, pîr yolu bozulabilir mi, sâhibi yok mudur?” Evlâdım, pîr yolu pîr sözünü tutanlar için bozulmaz. Yoksa bir çıkarsın, pîr çıkarsın. Görmüyor musun Hazret-i İsa’nın(as) tebliğ ettiği dîni ne hâle getirdiler? Hazret-i İsa(as) hâşâ “Ben Allah’ın oğluyum.” dedi mi? Tevhîd akâidini “teslis”e çevirdiler. Yaptıkları melânetten utandıklarından “Yok, esâsında teslis yapmıyoruz, şöyle şöyle kast ederek böyle diyoruz.” gibi tevile kalkıştılar.

Kırk Mektup
Bağlam

İlgili kavramlar

Eserler

Geçtiği kitaplar

Menü