Kavram
Râbıta
Eserlerde “Râbıta”
Sâdık refîkim İhsan Efendi oğlum! Gözüne görünen o yağmur dânesi gibi inen ışıklar yâhut arada bir zuhûr eden renkli nûr topları melâike-i kirâm hazerâtının hizmetleri esnâsında vücûda gelen şeylerdir. Size rüyada gösterilen o nûru tâkip etmeniz ve o nûru müşâhede ettiğiniz makamlarda temkinli olmanız ve pîrinizle râbıta eylemeniz tavsiye olunur.
Kırk Mektup ↗
Ayrıca burada şu iki hususu genel kâide olarak hatırlatalım ki ileride size de herkese de lâzım olabilir. Birincisi, size imâmet eden mürşidinizin iznini alın. Zîrâ imama itâat dînin ahkâmındandır. İkincisi, gittiğiniz meclislerde “Şu bizden iyi, bu bizden kötü.” gibi kıyas yollarına sapmayın. Alacağınızı alıp; kimseye ilişmeden, lüzumsuz mütâlaalara girmeden feyizle kendi mekânınıza ve mânevî râbıtanıza avdet edin.
Kırk Mektup ↗
Bir gün Mehmet Efendi Hazretleri’ne dört-beş kişiden oluşan bir grup gelmiş. Vahdettin Efendi de o mecliste Hocaefendi’nin hemen yanında. Gelen kişilerin başındaki zat cemaatlerinin ve şeyhlerinin ismini söyleyerek Hocaefendi’ye “Mürşidimiz Hazret-i Gavs Kutb-i Zaman’dır. Bu sebepten dolayı size bunu tebliğe geldik. Artık kendi derslerinizi bırakacaksınız, ………. Hazretleri’nin verdiği, size evrad olarak tayin ettiği tesbihatı yapacak ve kendisine rabıta edeceksiniz.” demişler.
Fatih Hatıratı ↗
Evet ayân oldu beyân oldu ki rüyalarını başkalarına anlatma. Lâkin mürşidin kendisi hâricinde, başka bir kişiyi sana arkadaş veyâ sırdaş yâhut sohbet şeyhi tayin etmişse, bu durum müstesnâdır. O zaman kendindeki çok husûsî tecellîleri, râbıta hâllerini açmaz, fakat müsaadesi ile bazı rüyalarını, müşküllerini, hurda-i tarîk denilen, tarîkatta bilinmesi gereken malûmâtı sorup öğrenirsin. Diğerlerini zamana ve zemine bırakır, acelecilik yapmadan zuhûrâta tâbi olursun.
Kırk Mektup ↗
Hiç şüphesiz Allah Teâlâ’nın vermiş olduğu iman nimetinin vücud iklimimizde kendisini gösterdiği ilk alâmet işitip itaat etmektir. Hemen akabinde Allah’ın razı olduğu kişilerle beraber olabilmektir. İşte bu noktadan diğer noktaya geçiş için insana lâzım olan şey ise Manevi rabıta yani muhabbet ve ülfettir. Şayet bu olmazsa yani hakkı kendinde bilip fakat hak erenlerine teslim olmazsan kendindeki bu hak arayışı kendi mevhum varlığınla sonlanır.
Küfür Fedaisi ↗
Dünyaya peyderpey gönderilen bu ervah, hep bu muhabbet sırrına mazhar olması için abdiyyet yani kulluk dairesine bağlanmıştır. Âdem dünyaya bağlanan değil, dünyaya kulluk kaydıyla rabıtası olan kimseye denir. Cümle ibadet, taat Rabbü’l-âlemin’in “Elestü bi Rabbiküm!” hitabındaki terbiyenin sırrına mazhar olmak ve böylece özündeki muhabbetin tahsilini yapmak içindir.
Senin Ramazanın ↗
Bu hâdiseye baktığımızda hâdis-i şerîfte işâret alâmetlerin hepsini görmekteyiz. Allah’a(cc) îmân, birbirini Allah(cc) için sevmek ve arada asırlar, mesafeler olsa bile birbirleriyle râbıta kurmak ve selâmlaşmak... Meseleye bu gözle bakılmalı. Eğer Sadece Hazret-i Abdülkâdir Geylânî’nin kerâmeti gibi bu anlatılan konu ele alınırsa anlatılmak istenene de bu konuyu nakledene de haksızlık yapılmış olur.
Huzur Defteri 2 ↗
İçimden Mehmet Zahit Efendi’ye rabıta eylemiştim ve Gönenli Mehmet Efendi’nin talim ettirdiği salât ü selamı okuyordum. Herhalde bunun inayetiyledir ki o benle alay eden çocuk tuhaf, yumuşak bir ses tonuyla “Sen Kur’an okuyorsun, imam-hatipe gidiyorsun, neler öğreniyorsun?” diye sordu. Ben de hemen talim görmüş talebe edasıyla, Kur’an’ın hikmetlerinden, Allah’ın insana merhametinden ve bugün bilimin bile yeni keşfettiği bazı kevni mucizelerinden bahsetmeye başladım.
Fatih Hatıratı ↗
Dinlenebilir ânlar
Tümü ↗Sohbet arşivi taranıyor…