Mehmed Fatih Çıtlak

Kavram

Kesret / Vahdet

10 eserde · 46 geçiş 37 sohbet ânı
Bu kavramı arşivde ara
Kitaplardan

Eserlerde “Kesret / Vahdet”

“Hakk ve hakikate tâlip iseniz bunu fiilen gösterin. Kesrete değil vahdet ve tevhîde nazar eyleyin. Şâyet bunu başaramıyorsanız, sizler de hevâ ve hevese uydunuz demektir. Asıl mesele tevhîde tâbi olamayış değil, tevhîd yolunda giderken etraftaki çokluklara ve kesrete aldanıştır.” mânâsını bu veciz sözlerle Cenâb-ı Pîr hepimize söylemiş.

Huzur Defteri 2

Mesnevî-i Şerîf'in birinci cildinin yazılması sırasında Çelebi Hüsâmeddîn, Hz. Mevlânâ'nın öğrettikleriyle, o öğretiden aldığı mânevî gıdayla yücelmiş ve mâneviyat göklerine yükselmişti. Tasavvufta “mahv hâli” denen bu hâl, vahdet âlemine doğmak demektir. Bunun içindir ki İdris-i Muhtefî Hz: “Ben bu hâle gelicek tam üç kez doğdum âneden.” buyurmuştur.

18 Beyit Dinle

Muhabbetli ve pek gayretli İhsan Efendi oğlum! Vahdet-i vücûd, cüz, küll, vahdet-i şühûd mevzûları sizin de naklettiğiniz gibi, sadece ham sofuların ağzında dolaşan sözler olmaktan çıktı. Artık avâm dahi bu gibi mevzûlarda fikir beyân etmeye başladı. Allah(cc) sonumuzu hayreyleye.

Kırk Mektup

Çokluk âleminde yolunu kaybetmesin diye insanı birlik şuûruna erdirmenin tecellî ismidir, Vâhid. Bu Vâhid sırrı ve ismi hangi sıfata, hangi fiile şâhid olursan olsun hep o kudretin birliğine getirir. Vâhid kesretten vahdete getirir, çokluktan birliğe işaret eder. Ehad ise, birlikten yegâne bir olan zâta işâret eder. Aynı zamanda birliği ve tekliği veren zât mânâsına gelir.

Aşkın Bir Noktası

Bu sayede yani halvet ve gurbet bahanesiyle vezir her kişinin ruhuna, hayaline gelip oturdu. Vahdet için değil, “daha çok” olanı elde etmek yani “kesret” için bu taktiğe başvurdu. Halvetinin ve hicretinin, belki garip ve gurbette oluşunun reklamı arkasına saklandı. Onu gördüklerinde hürmet eden insanların, görmeseler de saygı duyup kendisine itaat etmeleri için tezgâhını ruhların en derin noktalarına kadar çalıştırdı.

Küfür Fedaisi

Vahdettin amca “Kan beynime sıçradı, çıldıracak gibi oldum, tam onlara doğru hamle yapacağım, Hocaefendi celalli bir şekilde bana nazar ederek yerime oturttu.” dedi. Sonra da gayet halim ve yavaş bir sesle gelen kişilere “Allah mübarek eylesin, teşekkür ederim, selametle.” diyerek bu kişileri huzurundan göndermiş. Vahdettin amca “Nasıl buna cüret ederler! bu ne edepsizliktir!” diye düşünmüş gakat Hocaefendi sonrasında en küçük bir yorum ve söz söylememiş.

Fatih Hatıratı

Tecellî rengi olan kırmızı renkli post üstündeki Şeyh Hz. Mevlânâ'yı temsil eder. Hakîkate varan yolu o bilir ve bunun için hakîkate varan en kısa yolu temsil eden hatt-ı istivâ'ya yalnızca o basabilir. Sûr'un üflenmesiyle kabirlerinden canlanarak kalkanların şaşkın şaşkın nereye gideceklerini aramak yerine, insân-ı kâmilin peşine takılıp, onun gittiği yoldan, adımlarını onun gibi ata­rak kurtuluşa eren yolu bulmayı, Sultan Veled Devrindeki yürüyüş temsil eder. Semâda selâm adı verilen dört bölüm;

18 Beyit Dinle

Şeyh Abdülaziz Bekkine’nin muhterem refîkası, kerîmesi, muhteşem vâlide sultan, Sâime Anne, Rabia annemizin ay gibi parlayan, nûrdan sîmâsı, Vahdettin Erimoğlu Efendi’nin o aşk ve iştiyâkı, Fatih Câmii imamları ve kesik bacaklı İsmail Efendi, Reis’ül-kurra Abdurrahman Gürses Efendi ve daha niceleri...

Huzur Defteri 2
Bağlam

İlgili kavramlar

Eserler

Geçtiği kitaplar

Menü