Mehmed Fatih Çıtlak

Zât

Üftâde Hazretleri

6 eserde · 20 geçiş 13 sohbet ânı
Bu kavramı arşivde ara
Kitaplardan

Eserlerde “Üftâde Hazretleri”

Bir kış günü Hz. Üftâde dervişlerinden kendisine tâze üzüm getirmelerini ister. Bunlar bâzen büyüklerin yaptıkları imtihânlardır. “Efendim, kış günü üzüm olur mu?” diye îtiraz edenler zâten imtihânı kaybetmiştir. “Elbette bir hikmeti vardır, ben mürşîdimin sözünü dinleyeyim de kış günü bile üzüm aramaya gideyim.” diyenler imtihânı kazanır. İşte bu kış günü dervişler üzüm aramaya gider, sâdece Azîz Mahmut Hüdâî Hazretleri bir sepet üzümle gelir. Aradan yarım saat geçtikten sonra bir papaz da bir salkım üzümle Hz.

18 Beyit Dinle

Pir Üftâde Efendimiz’e şehre yani Bursa’ya bir Molla Efendi’nin geldiği haberi ulaşır. Padişahın da kendisine gelip gittiği bir zât olarak, Molla’nın Üftâde Efendimiz’le görüşmeyi arzu ettiği de söylenir. Yani derdi Allah(cc) için ziyâret değil de biraz maslahat ve kendini tanıtmak.

Huzur Defteri 2

Mûcize ile kerâmet netîce îtibâriyle aynıdır; fakat lisân ve nezâket açısından peygamberlerden zuhûr eden fevkalâde hâllere mûcize, velîlerden zuhûr eden fevkalâde hâllere kerâmet denir. Bir de kerâmet gibi gözüken bazı netîceler, görüntüler ortaya çıkar. Hz. Üftâde ile Hz. Azîz Mahmud Hüdâî arasında geçen vak'a farkı çok güzel ortaya koyar:

18 Beyit Dinle

Herhâlde bu cevaplar, eğer gerçekten öğrenmek için sordu ise sâile (soruyu sorana) kâfi gelecektir. Yok öyle değil, derdi âriflerin yoluna dil uzatmak, kendi şekk ve şüphesini yaymak ise Cenâb-ı Hakk onların da bizlerin de kalbini rızâsında bir eylesin. Geçen mektupta yazdığım nutkun (ilâhînin) son kıt’asında Cenâb-ı Üftâde şöyle buyuruyor:

Kırk Mektup

Bunları yazarken “Adam sen deee... Senelerdir bunları tartışmışlar, Allah(cc) için çalışan birçok mürşid-i âgâha tân etmişler. Zikrullah meydanlarına bile sataşmışlar. Şimdi bunu iki üç satır yazmakla mı düzelteceğiz?” demekten kendimi alamıyorum. Asabiyetle değil bazen latife, şaka ve lafı gediğine koymakla bu işleri savuşturmak mümkün olabiliyor. Aynen Hazret-i Üftâde Efendimiz’in yaptığı gibi...

Huzur Defteri 2

Üftâde Hazretleri mollayı kabul eder, akşam lokması yenir, sonra Pîr Hazretleri Molla’ya “Hocaefendi uzun yoldan geldiniz, bizim tekkenin odaları müsâit, bu akşam burada istirahat buyurun. Fakîrin bu akşam ihvânı yârânla mukâbele ve duâsı var. Biz de oraya geçelim.” deyince Molla Efendi eyvallah ederek kendisine tahsis edilen odaya çekilmiş. O gece zikrullah meydanı uyandırılmış, cûş ü hurûş ile “Hayy Hu” edilerek zikir icra olunmuş.

Huzur Defteri 2

İskenderpaşa Camii’nin resmi imam ve hatibi, el-Hac Hafız Mürşid-i Agah Mehmet Zahit Kotku Hazretleri’ydi. Resmiyette imam, aynı zamanda manevi olarak da dönemin en kıymetli önderlerinden, manevi mürebbilerinden biriydi. Mehmet Efendi Hazretleri bir Cuma namazını Ayasofya Camiinde kıldıktan sonra, vilayet karşısındaki Fatma Sultan Camii yanında bulunan Gümüşhanevî Dergâhı’na gider. Ömer Ziyaüddin Dağıstanî Hazretleri’ne intisab edip, talebe olur.

Fatih Hatıratı
Bağlam

İlgili kavramlar

Eserler

Geçtiği kitaplar

Menü